PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sürekli Kanatları Kırpılan Bir Minik Serçenin hikayesidir !


MaNiaC_oF_BiKe
27-02-2010, 19:39
Denizli’ nin Sarayköy’ ünde dereye nazır bir köy evinde doğdu. Adını “ Fatma “ koydular.

Şalvarlı bir hayattan , İzmir’ e göç edince mini eteğe geçti. İçinde sanatçı ruhu , çevresinde bir “ memur “ ailesi vardı. Yaşadığı küçük boy hayat ruhuna dar geliyordu. Çocuk yaşta birçok kez evden kaçtı , hatta intihara kalkıştı. Kafası kafese sığmayan çocuklardandı o. Lakabı “ cüce bela “ ydı !

14 yaşında onu anlayan , ona şefkat kapılarını sonuna kadar açan tek insan olan anneannesini kaybetti. Koca dünyada kendi başına kalmıştı. Hayat , umudunun kanatlarını kır(p)mıştı !

Kendi başının çaresine bakmaya karar verdi. Kendi kanatlarıyla uçmak için , önce ekonomik olarak bağımsız olmalıydı. İş hayatına atılacaktı !

Henüz lise öğrencisiyken en yakın arkadaşıyla güzellik salonu açtılar fakat sonuç tam anlamıyla fiyaskoydu ! Salona girenlerin güzelleşmek yerine çirkinleşmesi ve hatta bir kadının saçlarının yanmasıyla , bu macera son buldu. Umudunun kanatları biraz daha kırpılmıştı !

Durmaya niyeti yoktu. Yenilmişti ama pes etmemişti ! Yoluna devam etti. 16 yaşında bir ses yarışmasına katılmak için , cebindeki son parayla İstanbul’ a kaçtı. Akşam kalacak yeri de , otel parası da yoktu. Bitniği taksinin babacan şoförü haline acıyıp onu kendi evine götürdü. Ailesi ve çocuklarıyla tanıştırdı , sabah da onu yarışmaya götürdü. Yarışmada ancak altıncı olabildi …

Birinci olamamıştı ama cesareti daha da artmıştı. Hemen büyük prodüksiyonlara imza atan bir yapımcıya gitti , fakat ondan “ Senden ne köy olur ne de kasaba “ cevabını aldı. Umudunun kanatları bir kez daha kırpılmıştı.

Müziği çok istemesine rağmen , ailesinin yönlendirmesiyle mecburen Ziraat Fakültesi’ ne kaydoldu. Günleri kantinde şarkı söyleyerek geçiyordu. 2 yıl sonra da okulu bıraktı.

20 yaşındayken bir müzisyenle evlendi ama çok geçmeden ayrıldılar. Bu aşkın “ adı onda saklı hikayesi “ yıllar sonra çok beğenilen bir şarkı olsa da , hayat umudunun kanatlarını kırpmaya devam ediyordu.

21 yaşında ilk 45’liğini çıkardı. Adını da “ Haydi Şansım “ koymuştu. Bu defa çok büyük umutlarla kanat açmıştı. Artık hayaline ulaşıyor gibiydi. Sonuç , beklediği başarının aksine , hüsrandı. İlk 45’ liği sadece 50 adet sattı !

Çoğunu kendisi ve arkadaşları almıştı. Bir kez daha hayat kanatlarını kır(p)mıştı ! Bir şekilde kendini göstermesi gerekiyordu. 25 yaşında ilk film teklifini aldı. Kabul etti ama başrolünü oynadığı bu filmi kendisi bile senelerce izleyemedi.

27 yaşında ikinci kez dünya evine girdi. Bir oğlu oldu ama bu evliliği de boşanmayla bitti. Uça düşe ilerliyordu. İstediği sonuçları alamasa da , azimle üretmeye devam ediyordu. İkinci 45’ liğini çıkardı. Üçüncüsünü çıkardı. Sonunda Kaybolan Yıllar albümü ile ilk ciddi başarısını gösterdi. Artık herkes onu konuşmaya başlamıştı.

Başarının tadını almıştı bir kere. Olduğu yerde durmaya hiç niyeti yoktu. Hedef büyüttü , Avrupa’ ya açılacaktı.

29 yaşında Eurovision şarkı yarışması için kolları sıvadı. Herkesin ondan birincilik beklediği gecede , o da çok umutluydu ama sonuç hiç de iç açıcı değildi. Bir kez daha hayat kanatlarını kırpmıştı !

Aynı yarışı yıllar sonra tekrar denedi , sonuç gene başarısızlıktı. Başarı ile başarısızlığı ; kazanma ile kaybetmeyi bir arada yaşıyordu. Hayat ona sıcak-soğuk yapıyordu ; başından aşağı aynı anda hem sıcak hem soğuk su döküyordu !

Özel televizyonların olmadığı dönemlerde artık ülkesinde başarı elde etmiş olmasına rağmen TRT denetiminden geçemediği için televizyonlarda şarkılarını uzun süre seslendiremedi. TRT de kanatlarını kırpmıştı !

Ama o yılmadı. Her şeye rağmen , kanata kuvvet yola devam etti. O minik serçenin öyle kanatları vardı ki , her kırpılmasında , kendi kendini büyütebiliyordu. Onun umudunun kökleri kendindeydi , ruhunun derinliklerindeydi , uçları kırpılsa da köklerinden besleniyordu. Umut kırpıcılar köklerine ulaşamıyorlardı.
Nazım Hikmet’ in bir dizesindeki gibiydi yaşananlar : “ Umuda bin kurşun sıksa da ölüm , unutma umuda kurşun işlemez gülüm ! “

Zamanla uça düşe kendini olmak istediği yere taşıdı. Samuel Beckett’ in o ünlü , “ Hep denedin , hep yenildin ; olsun gene dene , gene yenil , ama daha iyi yenil ! “ öğüdünü dinlemiş gibiydi. Başardıkça büyüdü , büyüdükçe milyonlarca insanın kalbine kaydetti şarkılarını. İlk yarışmada birinci seçilememişti ama defalarca “ yılın kadın sanatçısı “ seçildi. Albümleri milyonlarca sattı. Pop müziğin baş+arı kraliçesi oldu.

Zirveye çıkınca , belanın ulaşamadığı yere mi gelmişti ? Başarı gül bahçeli cennet vaadi değildir. Zirvede de zorluklara kanat germeye devam etmesi gerekecekti. Bu bazen en yakın dostunu kaybetmek , bazen sesini kaybedebileceği hastalıklarla mücadele etmek , bazen tabuları salladığı için yargılanan ve yadırganan biri olmaktı.

Bir minik serçenin kendi hayallerine uçma hikayesiydi okuduklarınız. “ Cüce bela “ Fatma Sezen YILDIRIM olarak başlayıp , aşk ve anlam dolu şarkıların kadını Sezen AKSU olarak devam eden bir hikaye. Başına gelenleri içinde öğütüp 450’ den fazla şarkı yapan bir aşk provokatörünün hikayesi.

O belki “ iyi bir evlat “ olamadı , “ ilişkilerini başarıyla yürüten bir eş “ olamadı , “ diploma mesleğini yapan bir ziraatçi “ olamadı , “ kurduğu güzellik salonunu karlılıkla işleten bir iş kadını “ olamadı , “ girdiği yarışmada birinci çıkan yetenek “ olamadı , “ ilk albümüyle patlayan star “ olamadı , “ devlet televizyonunun resmi sanatçısı “ olamadı . Peki ne oldu ? Sezen AKSU oldu ! Ne dersiniz , hepsine yetmez mi ? Diğerlerini olabilenlerin Sezen AKSU olamaması da ilginç değil mi ?

Sezen AKSU denedi ve başardı , bize de derslerini çıkarmak düştü !

Sehnaz
16-04-2010, 10:48
Çok güzel hikayeler paylaşıyorsun..Teşekkürler..

MaNiaC_oF_BiKe
16-04-2010, 21:22
Sağol abla. Allahın takdir ilahisimidir bilmiyorum ama hep bu sıralar insanlar özellikle bu hikayeye çok ilgi gösteriyor. Yine aynı zaman dilimi içerisinde şimdide senden bu güzel yorumu gördüm. Teşekkür ediyorum

Sehnaz
17-04-2010, 13:57
Hikayeleri severim.Bu hikaye de çok etkileyici...Azmin ve mücadelenin çok güzel örneği.Bunlar da başarıyı getiriyor.Başarıların ilginç öyküleri olduğunda anlam kazanıyor.