mr-bike
09-12-2009, 17:01
ANKARA - Türkiye, Kyoto Protokolü'nün sona ermesinin ardından dünyanın iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarını yönlendirecek
yeni belgenin hazırlanması çalışmalarının yürütüldüğü Kopenhag'taki İklim Değişikliği Zirvesi'nde, kendi özel şartlarının ve sera
gazı emisyonu ile mücadelede yapacağı çalışmaların yer aldığı, "İklim Değişikliği Ulusal Strateji Belgesi"ni sunacak.
Edinilen bilgiye göre, "Türkiye çözüme ortak oluyor" sloganı altında oluşturulan strateji belgesi, Türkiye'nin, iklim
değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına yönelik küresel çabalara kendi özel şartları ve imkanları çerçevesinde katkıda bulunmak
amacıyla hazırlandı.
Belgede, Türkiye'nin sera gazı emisyonu kontrolüne yönelik kısa, orta ve uzun vadede yapacağı çalışmalara yer verildi.
"Sera Gazı Emisyonu Kontrolü" üst başlığı altında yer alan "Enerji" alt başlığında 1 yıllık süreyi kapsayan kısa vadeli hedefin,
"Yeni yapılacak tüm yapılarda temiz ve yüksek verimli kaynaklara yönelim sağlanması, bu çerçevede birleşik ısı ve güç
sistemlerinin yaygınlaştırılması ve sıcak su ihtiyacı, ısınma ve elektrik üretimi ve tüketiminin daha bölgesel hale getirilerek
elektrik iletim kayıpları ve kaçaklarının önlenmesi ile verimlilik artırılmasının" planlandığı ifade edildi.
Mevcut termik santrallerin iyileştirme çalışmaları
Orta Vadede (1?3 yıl), binalarda enerji verimliliği potansiyelinin tespit edileceği ve bu potansiyelin maksimum ölçüde
gerçekleştirilecek, sanayi ile işbirliği içerisinde enerji verimliliğini sağlayacak yapı malzemeleri ve teknolojilerine yönelik
öncelikli projelerin belirleneceği kaydedilen belgede, şöyle denildi:
"Başta yenilenebilir ve nükleer enerji olmak üzere düşük ve sıfır emisyon teknolojilerinin kullanımı teşvik edilecek, temiz
teknoloji alanında Araştırma-Geliştirme çalışmaları yapılacak, bu alanlarda yerli sanayi desteklenecektir. Yeni ve alternatif
yakıtların kullanımı artırılarak, buna yönelik Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleri desteklenecektir. Mevcut termik santrallerin
iyileştirme çalışmaları tamamlanacaktır.
Uzun Vadede (3?10 yıl), 2020 yılına kadar enerji yoğunluğu 2040 yılına göre daha düşük seviyelere indirilecektir. Yerli
kaynaklarımız olan kömür, hidro, rüzgar, jeotermal ve güneş enerjisi başta olmak üzere en iyi teknik uygulamalardan, enerji arz
güvenliği ve iklim değişikliği hedefleri doğrultusunda, en üst düzeyde faydalanılacaktır. 2020 yılına kadar toplam elektrik
enerjisi üretiminde yenilenebilir enerji payı yüzde 25'e çıkarılacaktır. 2020 yılına kadar sanayi sektöründe enerji verimliliği
uygulamaları ile belirlenmiş olan tasarruf potansiyeli azami ölçüde gerçekleştirilecektir. Enerji sektöründe 2020 yılına kadar
referans senaryoya göre yüzde 7 karbondioksit emisyon sınırlaması potansiyeli hedeflenecektir. Küresel hidrojen ekonomisine geçiş
sürecine verilen öneme devam edilecektir.
Yerleşmelerde yerel sera gazı envanterleri hazırlanacaktır. Yerleşmelerin çevrelerindeki yenilebilir enerji kaynaklarından
yararlanmaları için stratejiler belirlenecektir."
"Demir yolunun payı artırılacak"
Ulaştırma sektöründe 1-3 yıllık zaman periyotunu kapsayan orta vadeli hedeflerde yük ve yolcu taşımacılığında demiryolunun payının
artırılacağı ifade edildi.
Kombine taşımacılığın geliştirilmesine yönelik tedbirler alınacağı vurgulanan strateji belgesinde, kısa mesafeli denizyolu
taşımacılığının teşvik edileceği kaydedildi. Şehirlerde bisiklet gibi çevre dostu ulaşım araçlarının kullanımının
yaygınlaştırılmasına ve yaya ulaşımını destekleyici altyapı hazırlanmasına yönelik politikalar oluşturulacağı da vurgulanan
belgede, "Orta/Uzun Vade" paragrafında, özellikle büyükşehirlerde metro ve hafif raylı sistemler ile toplu taşıma sistemleri
yaygınlaştırılması hedefine yer verildi.
Belgede, "Sanayi" başlıklı bölümde, sanayi alanında sera gazı emisyonu kontrolü alanında yapılacak çalışmalara yer verildi.
Atıklardan kaynaklanan sera gazı emisyonunun önlenmesine ilişkin çalışma ve hedeflerin de yer aldığı belgede, 1 yıllık süreyi
kapsayan kısa vadede, belediye atıklarıyla ilgili mevzuat uyumlaştırma çalışmalarının, 2009 yılı sonuna kadar tamamlanacağı
kaydedildi.
Orta Vadede (1?3 Yıl), yeniden kullanım ve atık geri kazanım miktarının artırılmasına yönelik oluşturulan Atık Eylem Planı'nın
uygulanacağı ifade edilen belgede, "2012 yılı itibariyle ülkemizde üretilen belediye atıklarının yüzde 70'i düzenli depolama
tesislerinde bertaraf edilecektir" denildi.
Uzun Vade (3?10 Yıl) atık yönetiminde, kaynağında azaltma, yeniden kullanım, geri dönüşüm ve kazanımı sıralamasının daha etkin
uygulanacağı vurgulanan strateji belgesinde, düzenli depolama tesislerine giden organik madde miktarı azaltılacağı, biyo-bozunur
atıkların enerji veya kompost üretimine yönlendirileceği bildirildi. Belgede, depolama tesislerinden kaynaklanan gazların toplanıp
doğrudan veya işlenerek enerji üretiminde kullanılacağı belirtildi.
Hayvancılık ve tarım
İklim değişikliğinin olumsuz etkileri sebebiyle azalan su kalitesinin iyileştirilmesi çalışmalarına da ivme kazandırılacağı
belirtilen belgede, hayvancılık ve bitki üretim sektörlerinde iklim değişiminden kaynaklanan hayvan hastalıkları ve bitki
zararlıları ile mücadele edecek şekilde kapasitenin güçlendirileceği ifade edildi.
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından iklim değişikliğinin su kaynaklarına olumsuz etkilerini dikkate alan tarımsal
uygulamalar geliştirileceği kaydedilen belgede, iklim değişikliği sebebiyle sıcaklığın ve buharlaşmanın artacağı bölgelerde
sulanan alanlardaki tuzluluk ve sodyumluluğun artışına engel olmak için toprak işleme, drenaj, sulama teknikleri, malçlama gibi
tedbirler konusunda projeler geliştirileceği ve çiftçinin eğitiminin sağlanacağı belirtildi.
yeni belgenin hazırlanması çalışmalarının yürütüldüğü Kopenhag'taki İklim Değişikliği Zirvesi'nde, kendi özel şartlarının ve sera
gazı emisyonu ile mücadelede yapacağı çalışmaların yer aldığı, "İklim Değişikliği Ulusal Strateji Belgesi"ni sunacak.
Edinilen bilgiye göre, "Türkiye çözüme ortak oluyor" sloganı altında oluşturulan strateji belgesi, Türkiye'nin, iklim
değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına yönelik küresel çabalara kendi özel şartları ve imkanları çerçevesinde katkıda bulunmak
amacıyla hazırlandı.
Belgede, Türkiye'nin sera gazı emisyonu kontrolüne yönelik kısa, orta ve uzun vadede yapacağı çalışmalara yer verildi.
"Sera Gazı Emisyonu Kontrolü" üst başlığı altında yer alan "Enerji" alt başlığında 1 yıllık süreyi kapsayan kısa vadeli hedefin,
"Yeni yapılacak tüm yapılarda temiz ve yüksek verimli kaynaklara yönelim sağlanması, bu çerçevede birleşik ısı ve güç
sistemlerinin yaygınlaştırılması ve sıcak su ihtiyacı, ısınma ve elektrik üretimi ve tüketiminin daha bölgesel hale getirilerek
elektrik iletim kayıpları ve kaçaklarının önlenmesi ile verimlilik artırılmasının" planlandığı ifade edildi.
Mevcut termik santrallerin iyileştirme çalışmaları
Orta Vadede (1?3 yıl), binalarda enerji verimliliği potansiyelinin tespit edileceği ve bu potansiyelin maksimum ölçüde
gerçekleştirilecek, sanayi ile işbirliği içerisinde enerji verimliliğini sağlayacak yapı malzemeleri ve teknolojilerine yönelik
öncelikli projelerin belirleneceği kaydedilen belgede, şöyle denildi:
"Başta yenilenebilir ve nükleer enerji olmak üzere düşük ve sıfır emisyon teknolojilerinin kullanımı teşvik edilecek, temiz
teknoloji alanında Araştırma-Geliştirme çalışmaları yapılacak, bu alanlarda yerli sanayi desteklenecektir. Yeni ve alternatif
yakıtların kullanımı artırılarak, buna yönelik Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleri desteklenecektir. Mevcut termik santrallerin
iyileştirme çalışmaları tamamlanacaktır.
Uzun Vadede (3?10 yıl), 2020 yılına kadar enerji yoğunluğu 2040 yılına göre daha düşük seviyelere indirilecektir. Yerli
kaynaklarımız olan kömür, hidro, rüzgar, jeotermal ve güneş enerjisi başta olmak üzere en iyi teknik uygulamalardan, enerji arz
güvenliği ve iklim değişikliği hedefleri doğrultusunda, en üst düzeyde faydalanılacaktır. 2020 yılına kadar toplam elektrik
enerjisi üretiminde yenilenebilir enerji payı yüzde 25'e çıkarılacaktır. 2020 yılına kadar sanayi sektöründe enerji verimliliği
uygulamaları ile belirlenmiş olan tasarruf potansiyeli azami ölçüde gerçekleştirilecektir. Enerji sektöründe 2020 yılına kadar
referans senaryoya göre yüzde 7 karbondioksit emisyon sınırlaması potansiyeli hedeflenecektir. Küresel hidrojen ekonomisine geçiş
sürecine verilen öneme devam edilecektir.
Yerleşmelerde yerel sera gazı envanterleri hazırlanacaktır. Yerleşmelerin çevrelerindeki yenilebilir enerji kaynaklarından
yararlanmaları için stratejiler belirlenecektir."
"Demir yolunun payı artırılacak"
Ulaştırma sektöründe 1-3 yıllık zaman periyotunu kapsayan orta vadeli hedeflerde yük ve yolcu taşımacılığında demiryolunun payının
artırılacağı ifade edildi.
Kombine taşımacılığın geliştirilmesine yönelik tedbirler alınacağı vurgulanan strateji belgesinde, kısa mesafeli denizyolu
taşımacılığının teşvik edileceği kaydedildi. Şehirlerde bisiklet gibi çevre dostu ulaşım araçlarının kullanımının
yaygınlaştırılmasına ve yaya ulaşımını destekleyici altyapı hazırlanmasına yönelik politikalar oluşturulacağı da vurgulanan
belgede, "Orta/Uzun Vade" paragrafında, özellikle büyükşehirlerde metro ve hafif raylı sistemler ile toplu taşıma sistemleri
yaygınlaştırılması hedefine yer verildi.
Belgede, "Sanayi" başlıklı bölümde, sanayi alanında sera gazı emisyonu kontrolü alanında yapılacak çalışmalara yer verildi.
Atıklardan kaynaklanan sera gazı emisyonunun önlenmesine ilişkin çalışma ve hedeflerin de yer aldığı belgede, 1 yıllık süreyi
kapsayan kısa vadede, belediye atıklarıyla ilgili mevzuat uyumlaştırma çalışmalarının, 2009 yılı sonuna kadar tamamlanacağı
kaydedildi.
Orta Vadede (1?3 Yıl), yeniden kullanım ve atık geri kazanım miktarının artırılmasına yönelik oluşturulan Atık Eylem Planı'nın
uygulanacağı ifade edilen belgede, "2012 yılı itibariyle ülkemizde üretilen belediye atıklarının yüzde 70'i düzenli depolama
tesislerinde bertaraf edilecektir" denildi.
Uzun Vade (3?10 Yıl) atık yönetiminde, kaynağında azaltma, yeniden kullanım, geri dönüşüm ve kazanımı sıralamasının daha etkin
uygulanacağı vurgulanan strateji belgesinde, düzenli depolama tesislerine giden organik madde miktarı azaltılacağı, biyo-bozunur
atıkların enerji veya kompost üretimine yönlendirileceği bildirildi. Belgede, depolama tesislerinden kaynaklanan gazların toplanıp
doğrudan veya işlenerek enerji üretiminde kullanılacağı belirtildi.
Hayvancılık ve tarım
İklim değişikliğinin olumsuz etkileri sebebiyle azalan su kalitesinin iyileştirilmesi çalışmalarına da ivme kazandırılacağı
belirtilen belgede, hayvancılık ve bitki üretim sektörlerinde iklim değişiminden kaynaklanan hayvan hastalıkları ve bitki
zararlıları ile mücadele edecek şekilde kapasitenin güçlendirileceği ifade edildi.
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından iklim değişikliğinin su kaynaklarına olumsuz etkilerini dikkate alan tarımsal
uygulamalar geliştirileceği kaydedilen belgede, iklim değişikliği sebebiyle sıcaklığın ve buharlaşmanın artacağı bölgelerde
sulanan alanlardaki tuzluluk ve sodyumluluğun artışına engel olmak için toprak işleme, drenaj, sulama teknikleri, malçlama gibi
tedbirler konusunda projeler geliştirileceği ve çiftçinin eğitiminin sağlanacağı belirtildi.