PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cumhurbaşkanlığı turu izlenimlerim 3


mr-bike
23-04-2009, 17:32
Turun finalini ise üç önemli açıdan değerlendiriyorum.
ilk yönü Türkiyede yol bisikletciliğini 5 yıldır ihmal eden federasyon birden bire yol bisikletciliğinde iddaalı organizasyonlara soyundu. Ama yol bisikletçisi nerdeyse kalmadığı ortaya çıktı. Tur sonunda Genel Klasmanda Uğur Marmara 1,16' zaman farkı ile 69. olunurken sadece 3 sporcumuzun yarışı bitirebilmiş olması çok üzücüdür.
Artık etap 9. luğu başarı sayılmaya başlanmıştır.
1980-1990 dönemine baktığımda etaplarda 2. likler 3. likler 4. likler hemde dünya şampiyonları, olimpiyat şampiyonları,dünya kupası şampiyonları ( olaf ludwig ( http://en.wikipedia.org/wiki/Olaf_Ludwig )-uwe raab-marat geneev-bert drogan-gibi ) arasında kazanılıyordu. Takım klasmanında ilk 5 lerde yer alan milli takım bugün ise 19. durumdadır.
Geçmişdeki başarılar özlenir hale gelmiştir.

İkinci yön ise gelen takımların genelde profesyonel takımların 2. sınıf sporcuları olmasıdır. Futbolda PAF takım gibi profesyonel takımların kadroları 20 - 30 kişidir aynı anda iki takım dünya üzerinde yarışmalara katılır 1. sınıf sporcular genelde dünya klasmanındaki rakiplari ile mücadele ettikleri üst kategori yarışmalara katılırken 2. sınıf genç sporcular daha çok deneyim kazanmak için alt kategori turlara iştirak ederler.Ülkemize gelenler genelde Dünya bisikletinin yakından takip ettiği sporcular değildir.

üçüncü yönü ise BÜTÇE dir.3,5000,000 EURO veya 8.000.000 TL ( eski hesap 8 trilyon TL) Halkımızın vergilerinden oluşturulan bu finasman ilk yorumumdada bahsettiğim gibi çıktı ancak bu rakam ÇOK yüksektir. Bu organizasyonu gerçekleştirmiş bir kişi olarak yaklaşık maliyetleri bildiğimden buradaki rakamın incelenmesi gerektğini düşünüyorum.
Nedenmi, otomobil federasyonu Dünya rally şampiyonasını bile 1.000.000 Euro ya organize etmiş, onlarda helikopterden ülkemizin güzelliklerini göstermiş, canlı yayın yapmıştı.

federayon başkanının TRT reportajında 2 etap kala söylediği sözler çok ilginç idi, turun bütçesinin 3,500,000 Euro olduğunu geçen yıl daha pahalıya mal olduğunu !!!! bu yıl eurosport yayınları olduğu halde aşağı çekmeye çalışacaklarını ifade etmiştir. Tur bitimine 2 etap kala bu saatte sonra giderlerin nasıl aşağı çekileceğini herkes çok merak ediyor, bana soranlar oldu, bu saatten sonra nasıl aşağı çekilir ? diye bende herkes gibi çok merak ettiğimi söyledim.

Basit bir hesap yapalım ( fazla fazla koyarak, örneğin bu günlerde Güneyde oteller 20 euro) :
600 kişi x 50 Euro otel ( grup indirimli fiyat ) = 30.000 Euro geceleme x 10 gün = 300.000 Euro
Eurosport dünya yayını = 250.000 Euro
Organizasyon firması = 250.000 Euro
Tur ödüller = 200.000 Euro
Takımların uçak biletleri ve diğer ödemeler = 250.000 Euro
Kiralanan araç gereç, ikramlar ve diğer tüm extra giderler = 200.000 Euro
Tanıtım reklam giderleri : 100.000 Euro
------------------------------------------------------------
Bizim birlikte yaptığımız extra hesaplarla 1,550,000 Euro hesap çıkıyor 1,950,000 Euro nereye harcanmış olabilir ????

1993 yılında federasyon yetkilisi olarak, 1998 dede bu standartlarda olmasada 15 ülkeden 6 şar sporcunun katılımı ile yapılan 4 yıldızlı otellerde kalınan 8 etaplık aynı tur, UCİ başkan yardımcısıncada çok başarılı bulunan Cumhurbaşkanlığı Türkiye bisiklet turu organizasyonun maliyeti yaklaşık 200.000 EURO idi ( devlete bir kuruş harcatmadan tamamı sponsor ile yapılmış idi.)( uçak paraları gelen ülkelerce karşılanıyor idi. ), şimdi standartları, katılımcıları 2 hatta 3 misli arttığını düşünelim yine hesapta bir yanlışlık var, bakalım gerçek rakamlar ne çıkacak belki bugün bunlar açıklanmayacak ama zaman 10 yıl önceki hesapları ortaya çıkardığı gibi gelecekte yapılacak turlarla gerçek maliyetleri ortaya çıkaracaktır.

Umarız bu eleştirimizden sonra vergilerimizle yapılan bu turun bütçesi Bisiklet federasyonunca şeffaf bir şekilde açıklanır. Yada şeffaflığı ilke edinen başka yetkililerce incelenip açıklanır.

http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/Murat-ozel/akdenizturu.jpg

ali nejat
23-04-2009, 21:24
"Kendi ağacında dal olamamış biri,girmiş bahçemize ağaçlık taslıyor"

kimin siiriydi hatirlayamadim ama Federasyonun konumunu, bizim gibi sivil toplum örgütleri önünde çok iyi anlatiyor.
Defalarca, yillardir söylüyoruz..Federasyon ile kulvarlarimiz farklidir.Dünyanin bütün ülkelerinde farklidir.Ama bizim federasyon ne yapiyor yillardir? sivil toplum insiyatiflerinin alanina el atarak oralari körlestiriyor. Projelere sahip çikip atil hale getiriyor.Özellikle Murat Suyabatmaz gibi bir bisiklet duayeninin basini çektigi örgütlenmeleri, organizasyonlari,çalismalari elinden almaya çalisiyor.O kadar çok örnek varki hangisini anlatalim.Gerekirse örneklemeleri Baskan daha iyi izah edecektir.

Peki bizim "bahçemizde agaçlik taslayan " Federasyon "kendi agacinda dal" olabiliyormu?
Iste yukarida onun olamadigi anlatiliyor. Bizler Devlet yapisi olan Bisiklet Federasyonunun alanina müdahele ediyormuyuz peki..Hayir asla.. birak müdahaleyi destekliyoruz,katiliyoruz,alkisliyoruz.

Ama yukaridaki net ve kesin açiklama DMDYD Partisinin, haydi söyliyeyim DEVLET MALI DENIZ YEMEYEN DOMUZ geleneginin her zaman iktidarda oldugunu bize bir kez hatirlatiyor.Bu degerlendirmeleri yaparken olayi sakin simdiki hükümetle falan izah etmeye kalkmayin fena yanilirsiniz..Sorun simdikiler zamaninda degil her zaman olagelmistir.
Türkiye'de Federasyonlar genel olarak arpaliktirlar.Zaten arpaliklardan istifade etmek isteyenler hangi siyasi parti olursa olsun onun haline dönüsebilirler.Onlar için basinda olduklari yapinin spora ve millete faydasi falan önemli degildir.

Bir arkadasimizin o zamanlar bisiklet adina yapmakta oldugumuz seylere bakarak bize verdigi deger sonucu,önerisiyle Federasyon sitesinde yazilar yaziyordum.Site spor federasyonun ama ben bisiklet sporcusu degilim spor yapiyoruz ama bisiklete bakisimiz farkli,kulvarlar farkli..Orada zaman zaman özellikle "Türkiye Turu" degerlendirmelerimiz gibi spora yönelik yazilar yaziyoruz ama söylemek istedigimiz hep" spor ve yaris alaninda gelismek istiyorsak memlekette bisikleti yayginlastiralim" oluyordu.Fed.Baskaniyla ayni sütunu paylasirdik.Fakat huyumuz kurusun Baskan'in yaptigi gibi "gerçekçi" olup zülfiyara dokundugumuz anda kellemiz bir anda uçuruluverdi.

Simdi bazi arkadaslar sansür ve engellemelerden dem vuruyor..ne sansürü ne engellemesi.Haber ve açiklama bile yapmaya lüzüm görmeden adimiz ve yazdiklarimiz bir gecede siliniverdi..Devlet egemenligini (!)hissettirmisti.sansür ve engelleme nasil olurmus göstermislerdi..

Ama sunu unutmayalim..Eger bu ülkede gerçekten demokratik bir sistem olacaksa, AB üyeligi falan sözü ediliyorsa, ABD ile dostluktan bahsediliyorsa o zaman o ülkelerin içinde oldugu gibi, vatandas,bisikletçi,yillarini bu ugurda harcamis M.Suyabatmaz gibiler gelecek ve dobra dobra düsundüklerini söyleyecek.Zaten demokratik bir toplumda DMDYD Partisi fazla yasayamaz, halka hesap vermedikleri için bizde bariniyorlar.Böyle bir konsept olusmus çünki ve bu yeni degil hep böyle..Kimi daha az kimi daha çok..

peki bisikletçilerimiz bu olayin neresindeler?

genel planda surasindalar..ülkemiz tanitiliyor,disariya hava basiyoruz,bizde yapabiliyoruz vb. Dogrumu bunlar?

Bu kadar paranin harcandigi bir organizasyonu kim olsa yaparmi yapmazmi? ama asil sorun o degil..Organizasyon var ama yarislarda Türkiyeli sporcu yok ortada..Seyirci de yok dolayisiyla..simdi önde kosan bir türk ekibi olsa halk milli takimi desteklemek adina sahaya inecek ama yokki..
O zaman seyirci de yok..Seyircinin ve sporcumuzun olmadigi ve bu kriz döneminde milyarlarin döküldugü bir tur, yurt disinda yayinlandi diye mi ülkemize faydasi oluyor?

ben bana ve benim gibilere dobra dobra konusma firsati verdigi için Murat Suyabatmaz'a "tesekkürler baskan" diyorum.
Burasi düsundüklerimizi açiklayacagimiz arena olsun.
saygilarimla
ali nejat

durmazailesi
25-04-2009, 00:24
sual: 1.950.000 euro nereye harcanmış olabilir ??? elcevap:ceplere pay edilmiştir.(organizatörler kusuruma bakmasınlar aklıma gelen ilk ve tek şeyi yazdım)

gitarist34
27-04-2009, 18:37
Bisikletseverlere merhaba,


Eurosporttan bir kaç gündür İtalya turunu izliyorum ve kendi adımıza üzülüyorum. Geçenlerde
yapılan bizim Cumhurbaşkanlığı bisiklet turunun yalnızca bir göstermeceden ibaret olduğunu cümle alem gördük.
Yayında konuşan kişiler artık bisklette devler grubuna dahil olduğumuzu ve en önemli turlar arasına
girdiğimizi söylüyordu :))) Çok güldüm ve ekran başındaki insanlarda gülmüşlerdir. Şu gerçek var ki ; böyle
devam edersek bu klasmana giremeyiz. Bir sürü takım çıkarsak, şampiyonlar yetiştirsek, ve arka arkaya Fransa
turunu, İtalya turunu ve İspanya turunu kazansak dahil zor. Çünkü bu yılların birikimi ve oralarda insanların en
önemli etkinliklerinden biri bisiklet olduğu içindir. Yalnızca para ve başarı yetmez, süreklilik ve toplumsal olarak
benimsemek gerekir diye düşünüyorum.
Geçmişte Murat başkanın neler çektiğini biliyorum. O ve onun gibi başarılı sporculuk geçmişleri
olanlara hiç fırsat tanımadılar. Yıllardır federasyonlar ( bisiklet dışında birçokları da dahil ) devamlı koltuklarda
oturup hiçbirşey yapmayanlardan oluşmuştur. Hesap soran da yok, kardeşim gel buraya, neler yaptınız, ne gibi
başarılara imza attınız, bu sporu sevdirmek için ne gibi planları uygulamaya koydunuz diyen yok ki ...
İnsanlar da tam olarak sahip çıkmazsa böyle sürer gider, hep azınlık olarak kalmaya devam
ederiz. Sonrada tv den turları izlerken hayıflanıp dururuz.
Geçmişte milli bisikletçilerimizin etap birincisi olduğunda federasyondan yetkililerin yanında poz verip, ve ona hediye çeki verilip, o hediye çeklerinin karşılıksız olduğunu duymuştum. Daha ötesi var mı ?
Sonuç gerçeklerle yaşamalıyız ve insanları mümkün olduğunca bu spora çekmeliyiz.

ali nejat
30-04-2009, 19:17
Bazi pehlivanlarda kaçak güresiyor..bir kere bu platformda veya baska platformlarda , dernekler de,topluluklar da hiç ama hiç kimse sorumluluk düzeyindeki birisine "muhatabim olamazsiniz seviyenize inmeyecegim" -yani sen asagilardasin ben yukarilardayim- diyemez ..bunu hiç bir yerde hiç birimiz yapmadik..elestiri yaptik,tartistik,konustuk ama hiç bir "moderatör" e bile "sen kimsin" demedik..demedigimiz gibi denmesine de izin vermeyiz..ne burada nede baska yerde..
Bunu niçin söylüyorum..çünki bisiklet hareketi içinde belli bir konumumuz var.ciddi isler yapiyoruz emek verdik kimsenin prensipsizce buralari "dingonun ahirina" çevirmesine izin veremeyiz ..ne burada.. ne de baska yerde..
Söylenenlere cevap veririrsin veya vermezsin..ama YK karari ile seçilmis bir sorumluya "hiç bir sorumluluk tasimadigin noktada" kalkip ta "seni tanimiyorum "diyemezsin.Begenmezsin, gelirsin olayin içine girersin elini tasin altina koyarsin, kongrelerde de organlar içinde(demokrasi) ne demek istiyorsan söylersin gücün var ise demokratik yoldan yanlis is yaptiklarina inandiklarini seçtirmez sana göre daha iyi olanini seçersin.
Kaldiki benim demokrasi anlayisim "çogunlugun azinliga tahakkümü" degil bir kisi bile olsa azinligin adam yerine konulmasi" seklindedir.Ama hiç bir azinlik veya çogunluk digerine seni tanimiyorum diyemez..
Biz federasyonu elestiriyoruz..somutça anlatiyoruz, açikliyoruz...ama en begenmedigimiz insanlar bile olsalar, kalkip ta federasyon yönetimine "seni tanimiyorum" demiyoruz.
herkes eksigiyle fazlasiyla var.
Kimse kimseye yag çekmiyor, kimse kimseyi pohpohlamiyor..merak etmeyiniz..hakki yenenin yanindayiz,alkislanmasi gerekenleri alkislariz..elestiri nasil yapiliyor ögrenmek istiyorsaniz .. biz çarsaf çarsaf yayinlariz..
Günkut Nebioglu dernek sorumlusu diye söylemiyorum ama somut seyler söylüyor..somut seylere somut seylerle karsilik veremeyeceksen susacaksin..bisikletine bineceksin..kendinin herhangi bir bisiklet kullanicisindan baska birsey olmadiginin farkina varacaksin..bisiklet hareketi için koydugun kaç tugla var ona bakacaksin..simdiye kadar var olani begenmiyorsan ya var olanin içine gireceksin "tarafsizlik" adi altinda "taraflilik" oynamayacaksin..ya da herkesten bagimsiz kendi yapini olusturacaksin iste o zaman sadece ve sadece elestiri yapan degil ayni zamanda elestirilen konumuna geleceksin ki,asil o zaman elestiri karsisinda alacagin tavir senin demokratliginin da göstergesi olacaktir..
niye hep elestiren veya alkislayan konumunda kaliyoruz.Biraz rolleri degiselim.sorumuluk alalim.Sirtimizda yumurta küfesi olsun..

Adam çok somut soruyor ve soru çok net.."niye baska platformlarda hep canim cicim diyorsun da burada farkli davraniyorsun"? soru net ..net cevap vereceksin..Bu ayni zamanda diger platformlarinda sorgulanmasi anlamina gelecek ki..iste simdi asil tartisma baslamistir..

ali nejat

ali nejat
01-05-2009, 10:52
Hayatin hiçbir alani "dikensiz gül bahçesi" degildir..

Otomobil tercihinin, demiryollari basta olmak üzere "demiraglarla ördük ana yurdu 4 bastan" toplu ulasim araçlarini ayn zamanda da bisikleti eze eze dengesiz gelisiminin ülkemizde yarattigi trafik,sehirlesme,saglik vb. sorunlari ortada.
Bu sartlarda gelismis ülke örneklerinde oldugu gibi bisikletli bir yasam in hayata geçmesi için mücadele veriyoruz..
Bu mücadele süreci bir yandan teorik (çizi,yazi,tartisma vb.) seklinde bir yandan da pratik (derneklesme,gösteri,konferans,toplanti,turlar vb.) seklinde yol aliyor.
Bir örnekleme yapalim;
2002 yilinda Izmir'de derneklesme tartismalarinin basladigi dönemde Istanbul'da Murat Suyabatmaz'in genel sekreter oldugu Bisiklet Sevenler Dernegi vardi.Izmir'deki o tartismalar uzun sürdü.
Sonuçta derneklesme yani bati da oldugu gibi bisiklet kullanici örgütü yanlisi kadrolar önce Izmir BSD sonra da Izmir Bisiklet Dernegi ni kurarak tartismalara son verdiler.Oradaki kisiselci egilimler yapinin disinda kaldilar.Her yerde oldugu gibi var olan yapilari kemirmege ugrasiyorlar.

Sorun hep su: güçlü bisiklet kullanici örgütlenmelerinin olamadigi yerlerde bir takim kisiselci grupçu
yapilar boy gösterir ki bunlarla hep ugrasmak zorunda kalinmistir.
Bisiklete sahip çiktiklarini ifade eden eden ama hiçbir yapiya angaje olmamis bu kisiler veya grupçuklar aslinda bisiklete hizmet ediyor gibi görünselerde bir çok örnek göstermistir ki sonuçta kendilerine hizmet etmektedirler.
Sorun buradadir.
Ama bu kisiler elbette konuyu bu sekilde koymazlar. Herkesten daha çok birlik,kardeslik,dostluk,bisikletli yasam yanlisi olduklarini ifade ederler.

Bizde bu kisilere hep sunu söyleriz; Bisikletin ülkemizde gelismesi konusunda bizlerden daha farkli daha iyi (el elden üstündür) düsunceleriniz varsa. ya geliniz var olan yapilara katiliniz .(Zannediyormusunuz bu yapilanmalarda tartisma elestiri olmuyor elbette oluyor dogal olani bu zaten) Veya var olanlari, simdiye kadar yapilanlari yanlis buluyor ve begenmiyorsaniz kendiniz bir yapi olusturunuz.
Bisikletin gerçekten gelismesi için birseyler yapmak istiyorsaniz kendi fikirlerinizi, kendi pratiginizi ortaya koyunuz.
Bu kisisel egilimler batidaki bazi bisikletçe gelismis yerlerden örnekler veriyorlar.
Ama sunu bilmeleri lazim.O ülkelerde burada yaptiklari gibi davransalar onlari kimse dinlemez.
Niye?
Ya Almanya da oldugu gibi tek örgüt vardir; ADFC (Almanya Genel Bisiklet Kulübü) gelirsin içinde girersin.
Ya da Fransa'da oldugu gibi yüzlerce bagimsiz mahalli ve farkli dernegin birlesiminden olusmus Fransiz Bisiklet Kullanicilari Federasyonu. Orada da ya buralarda yer alirsin veya kendin olusturursun.Ama birlik disinda kalirsan yine seni kimse dinlemez.
Bizde niye hala bazi kisisel egilimlerin borusu ötüyor.çünki ülkemizde bisikletli yasam için örgütlenme yeteri düzeyde degil.
yeteri düzeyde olmadigi gibi, bisiklet olayi topyekün ele alinarak sapla saman karistiliyor.Kimin elinin kimin cebinde oldugunun belli olmadigi ,taslarin yerli yerine oturamadigi ve kesinlikle son verilmesi gereken bir atmosfer var.

Iyi de, güzel de, bu yapiyla da bisiklet gelismiyor..10 yildir bu isin içinde mücadele veriyoruz.Murat Suyabatmaz gibiler için daha da fazla ; elbette yerimizde saymiyoruz ama gelisme olmasi gereken düzeyde degil..
Elbette bizimde eksikliklerimiz hatalarimiz olmustur.Bunlari da ortaya koymaktan,birbirimizi elestirmekten geri kalmiyoruz.

Iste bu gelisememisligin bir çok nedenlerinden birisi; bu elini tasin altina koymayan,gelisigüzel, belli bir sistematigi ve temeli olmayan davranislariyla bisiklet hareketine faydadan çok zarar getiren kisisel ve grupçu egilimlerdir.

Eger ülkemizde bu sorun yeteri kadar kavranamazsa ve bisikletli yasamin temelleri olan sivil toplum bisiklet örgütlenmelerine yeteri önem verilemez ise, biz daha çok bekleriz bisiklet yollarini..bisiklete daha çok yer verilmesini,tarfikte bisiklete saygiyi..
Sorun kisisel degil dibine kadar toplumsal çünki.

ali nejat
01-05-2009, 20:26
Aslinda konu biraz disa açilmaya ugradi..Baskan'in izlenimlerini güme götürmemek gerekir.
Asil noktasi isin orasi çünki..tekrar çiktigimiz gibi yörüngeye girelim derim..bu tarz tartismalar da ister istemez oluyor, olacak..Bizde istemiyoruz.
Herkesin daha sakin ve stresten uzak paylaşımlar bekledigi noktada maalesef bunlar oluyor.
Biz asil konuyu gözden kaçirmayalim..biraz da istenen o çünki..

Baskan 3.ncüsünü yazdigi degerlendirmelerde önemli seyler söylüyor konunun üzerine fikirlerimizi belirtmeye devam etmeliyiz..Bu islerde kizmaca darilmaca olmaz..öyle demokratik bir ortam olussa da bu açiklamalara cevap verenler olsa..Ama anladigim kadariyla Federasyonun da tavri "sen de kim oluyorsun" seklinde gelisiyor..Dûnyanin hiçbir yerinde olmayan seyler bizde maalesef oluyor..Ama er veya geç taslar burada da yerli yerine oturacaktir.Bisikletli bir yasam istiyorsak bunun baska yolu yok.
Asil konu disinda açilan parentezin içinde, konuya uygun olarak asagidaki yaziyi da okumayanlar için öneriyoruz.
viewtopic.php?f=71&t=484 (http://www.bisikletliler.org/forum/viewtopic.php?f=71&t=484)

saygilarimla

Halil Atalay
15-03-2010, 17:08
Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Türkiye Bisiklet Turu 11-18 Nisan tarihlerinde yapılacak.
Turda 8 günde 8 etapta 1252 kilometrelik parkurda dünyanın en iyi bisikletçileri mücadele edecek.

2009 yılındaki başarılı organizasyonu ile Dünya Bisiklet Birliği (UCI) tarafından dünya bisikletinin şampiyonlar ligi olarak kabul edilen 2.HC kategorisine alınarak dünya çapındaki 17 yarıştan birisi olan Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Türkiye Bisiklet Turu'nda Eurosport ve TRT, 8 günde, toplam 43 saat, 123 ülkede 28 ayrı dilde canlı yayın yapacak.

5 milyon avro bütçeli organizasyonu ile ''Tour of Turkey 2010''un, 285 milyon dolarlık tanıtım eşdeğeri yaratacağı kaydedildi.

mr-bike
15-03-2010, 17:48
Halil ciğim geçtiğin bu bilgi çok yanlış geçen yılda aynı bilgiler verildi ama hepsi fosss çıktı konuyu bilmeyenler yuttu, bilenler ise gülüp geçti,
1- Geçen yıl hiçbir dünya ismi yoktu hani 1. lig takımlarının PAF takımlarının hiç bir anlamı ve değeri yoksa bisiklettede gelen takımların PAF takımı diyebileceğimiz genç sporcuları vardı geçen yıl.
2- Medya dersen En ölü saatte hafta içi ( öğlen ) herkes işde iken bant yayınını hele böyle önemsiz sporcuların yarıştığı bir turu kimse izlemez örneğin sen öğlen işte iken Futbolda Trabzon - Fenerbahçe PAF takımlarının canlı yayını olsa sen izlermisin ?
3- Tabi böyle önemsiz bir maçı sen izlemediğin gibi başkalarıda izlemez ve o bahsedilen medya geri dönüşleri yaşanmazzz. Ayrıca Uyduya 123 ülkeye yayın yapan pek çok kanalımız var hangisini kaç kişi izliyor acaba ?
sonuç olarak Ambalaj çok iyi ama içi kutunun içi boş....

Verdiğimiz vergiler ile yapılan, geçen yıl fed. başkanın ifadesi ile 3,500 milyon euro ( 8 trilyon ) idi, bu yıl için ise tahminen 10 Trilyon Lira harcanarak düzenlencek bu tur için gerçekten kutunun içi doldurularak yapılırda bende mahçup olurum.

Bu arada dünya rally şampiyonası bile Önceki yıl Antalyada 2 trilyona mal olmuştu !!!!!!! O kadar da canlı yayınlanmıştı.

mr-bike
09-04-2010, 01:14
Ayrıca bu yılda gelen takımların kalitesi yerlerde sürünüyor, Uluslararası başarılara sahip dünya klasmanında üst sıralarda hiç bir sporcu yok listelerde hepsi genç sporcular malesef, bu turu yurtdışında Eurosportta kimsenin izleyeceğini sanmıyorum.
vatandaşı kandırıyoruz, fransa turu standardında tur diye.

Eftalceki
09-04-2010, 19:40
23 Nisan 1998
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turunun Erdek-Mustafakemalpaşa etabının final sunuculuğunu yapmıştım.
Murat bey ile o gün tanışmıştık.
Cumhuriyetimizin 75. kuruluş yıldönümü etkinliklerinin kutlandığı gün tur birinciliği Erdinç DOĞAN'a aitti.
O günlerden bu günlere bisiklet sporu dokuzunculuğu başarı sayıyorsa çok ayıp.