PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cumhurbaşkanlığı Turu izlenimlerim. 2


mr-bike
15 Nisan 2009, 04:13:31
Turun diğer boyutlarını inceliyeceğiz.
Bu konuda 1981-1991 yıllarında turda A milli takımda pedal çevirmiş, 1993 de organizasyon ana sorumlusu, 1998 tur organizatörü olarak turun merkezinde olmuş bir kişi olarak söyleyecek çok sözüm var.
Turun kategorisinin yükseltilmesi Ülkemizin tanıtımı, spor kültürümüzün gelişmesi adına olumlu bir adım olurken,
Ülkemiz buna hazırmıydı. Hayır değildi, Yıllardır bu eleştiriyi yaptım, önce Türk bisikletciliğinde standartları, kulüpleri, sporcuları, hakemleri yükseltmeliyiz sonrada turun kategorisini yükseltmeye geçmeliydik.
Evet kategori yükselttik, ne durumdayız sporcularımız en arkalarda malesef, Türk bisikletçiliği buna hazır değil, 4 yıldır Türk bisikletçiliğinin geleceğine yatırım yapılmamıştır. Federasyon Seçimlerini garantilemek için Alanyada 16 kulüp ( = 48 oy ) kurulmasına yatırım yapılmıştır.
Organizasyon başarılımı ? 3 etap sonunda 100 üzerinden 60 alabilir bence,
aldığımız bilgiler toplamda 8 Trilyon yani 8.000.0000 TL görünüyor, Bu krizde ciddi bir savurganlık yaşanıyor,
Turu bizim için yabancılar yapıyor, hemde nasıl savurganca 5-6 tır dolusu bariyeri, forkliftleri Avrupanın diğer ucundan 3000 km uzakta getirecek kadar savurganca, Dev ekranı Avrupadan kiralayacak kadar savurganca, Basit bir vinç yurt dışından kiralancak kadar savurganca nerdeyse kiralık arabalar bile yurt dışından getirtilecek, bu krizde yazık bu paralara, geçen yıl ilk yıl idi organizasyondaki kopukluklar nedeni ile bu araçlar ve malzemeler yurt dışından getirilmesi belki normal karşılanabilirdi ancak ikinci yılda aynı savurganlığın olması kabul edilebilir değil,
bunların F1, Avrasya Maratonu gibi pek çok büyük organizasyona imza atan ülkemizde var olduğunu herkes biliyor,
Evet bisiklet yarışına özel bir takım araç ve gereçler ülkemizde yok bu konuda uzman donanımlı heliopter ve yayın araçları, özel motosikletler, ama canlı yayın tırları var ondada sistem uyumsuzluğu olabilir anlayışla karşılarız, ancak diğerleri ülkemizde bol bol mevcut bu araçların ülkemizden kiralanması ile yapılacak tasarruf ile Türk bisiklet sporunu geliştirecek kaynak sağlanmış olabilirdi, bu para ile kulüplere artık verilemeyen binlerce yeni bisiklet yeniden verilebilirdi. Hemde bu paralar çok yönlü olarak ülkemizde kalırdı.
Ülkemizin tanıtım yapılıyor , spor kültürümüz gelişiyor diyerek avunuyoruz.

Organizasyonun notunu kırdığım diğer konular ise ;
Yarışma prkuruna gelmek için 3 km öncesinden yollar trafiğe kapalı idi. Ara yollardan zar zor parkura yaklaşabildik.
Start alanı başka yerde finish alanı başka yerde idi Start alanında ses düzen dev ekran var finish alanı ise mahrumiyet bölgesi gibiydi. Biz bile nereye gideceğimizi şaşırdık, start alanı bariyerle izole edilmiş kimse giremiyordu. Sporcular önümüzden geçerken kim oldukları bulabilmek için tüm turlarda olduğu gibi isim- numara listeleri halka dağıtılır onuda göremedik.önümüzden sarı çizmeli mehmet ağalar geçip durdu. Meğerse Öğrenmek için izoleli alanda protokole karşı dev ekran ve sunucu anlatım yapıyormuş, bizde parkurun farklı noktalarından izlemek için yollara düştük.

1976-1981 yıllarında spor yaptığım ve arkamdan kapatılan Erdemirspor' un bisiklet branşının 1987 de tekrar açılmasını sağladığım ve sporcularına mükemmel olanaklar sağlamak için 1995 e kadar verdiğim mücadelemle bir kez daha gurur duydum Spora Kulübümüzde başlayan Mustafa Sayar milli takımda yarışıyor ve ön grupta idi. ( ilk etap 51. olmuş ) elimizde isim listeleri olmadığı için kendi sporcularımızı bile desteklemekte zorluk çekiyorduk, parkurda Hasan hocaya( Adana il antrenörü - eski milli takım antrenörü) rastladım 197 numara Türk sporcu kim sordum o bile bilemedi. Düşen türk sporcusunun önde giden türk sporcusunun numarasını görüyor ismini bilmiyorduk,ismi ile tezerruhat yapamıyorduk, sadece TÜRKİYE, TÜRKİYE diye bağırabildik.

Parkurda bu konuda yetersizliğimizi bir kez daha gördük parke değişimi yarım kalmış kumla karışık parke zeminde düşmeler yaşanıyor, bir ülke idarecisi sporcusuna yardım etmek istiyor polis yassak diyor.

İlk etap İstanbul un şartları dikkate alınarak PROLOG - Açılış yarışı olmalı idi hemde takım prolog böylece çok daha etkili bir ilk etap yaşanabilirdi, Basın tüm sporcuları takım takım karelerdi, sporcuların tek tek kariyerleri özetlenirdi,
Prologda Parkur daha kısa olurdu, kısa sürer idi ve trafik bu kadar aksamazdı, Sultanahmet' e gelen turist kafilelerine daha az eziyet çektirirdik. Biz bile karşıdan karşıya uzun süre bekledikten sonra zor geçebildik.

Seyirci ise bu etkinliğe yakışmayacak kadar az idi, parkurun start alanı dışında ( onlarda çoğu meraklı çocuklar ve gezintiye çıkmış meraklılar idi ) tamamen seyircisiz idi, buda başka bir başarısızlıktır. Tura seyircimizlede hazır değilmişiz bunu gördük.

Bu bütçe ile ÇOK daha iyi ve verimli bir tur organize edilebilirdi.

http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/09-04-12-tutkiyeturu/DSCF3416.jpg
yabancı bariyer tırları

http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/09-04-12-tutkiyeturu/DSCF3538.jpg
Forkliftler

http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/09-04-12-tutkiyeturu/DSCF3606.jpg
yurt dışından getirtilen dev ekranlar

http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/09-04-12-tutkiyeturu/DSCF3604.jpg
İzoleli vip-finish alanları ve görevli

http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/09-04-12-tutkiyeturu/DSCF3417.jpg
sirkeci dönüşü ve seyirciler

http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/09-04-12-tutkiyeturu/DSCF3591.jpg
Start alanı ve seyirciler

http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/09-04-12-tutkiyeturu/DSCF3553.jpg
Çatladıkapı yokuşu ve seyircler son 500 m.

http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/09-04-12-tutkiyeturu/DSCF3565.jpg
Start ve seremoni alanı tur gecişi, seyircimiz burdada yok malesef

http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/09-04-12-tutkiyeturu/DSCF3608.jpg
Bizlerde olmasak seyircisiz saha gibi olacak ortam

Tuncay Özışık
15 Nisan 2009, 11:03:58
Merhaba,

Farklı noktalardan tura bakışınız için teşekkürler. Günlük giriş-çıkışı ile 20 milyonluk İstanbul'da birçok aksaklığı olmasına rağmen ilgisizlik kahretti bizi. Buradan tv den izlerken ağlayası geliyor insanın bu ilgisizlik ve "tesadüfen orada olan insanların" "ha hı noluyo burda aa bisiklet yarışı var galiba" gibi bakışları...

Organizasyonun aksaklıkları ve savurganlık bir yana, öncelikle halledilmesi gereken en önemli problemimiz "FARKINDALIK" neden insanımız bir halk konseri olduğu zaman bir anda meydanı binlerce kişiyle dolduruyor da böyle bir organizasyonda toplanmıyor. Çünkü beyinler uyuşturulmuş, sokaktaki insanın hayatında başka şeyler var. Bunları kim pompalıyor? "Gazete, TV, kısmen radyo, internet, aile, arkadaş..." Sorarım size tipik bir ailede akşam yemeğinden sonra tv açıldığında acaba neler seyrediliyor, nelerin reklamları yapılıyor, neler konuşuluyor? Cevap vermeme gerek yok değil mi?

Mesleğim gereği eğitim kurumları ve öğrencilerle çok içiçe olduğumdan yeni neslin öğretmen ve öğrencilerinin ufuklarını, kafa yapılarını, hayat felsefelerini çok net görebiliyorum. Gerçekten çok farklı bir dünyaları var. Biz ise bu farklı dünyanın içinde çırpınıyoruz, Allah bize kuvvet versin :)

Konuyu bisiklet ile sınırlamamak gerekiyor tabii. Herşeyde bu böyle. Biz Antalya'da üniversite içinde yılbaşından beri herkesin serbestçe gelebildiği, teleskopla gözlem yapabildiği sohbet edebildiği bir bilim merkezi açtık, 4 ayda gelen topu topu 600 kişi! Migros alışveriş merkezine veya bir sinemaya günde kaç kişi giriyor acaba?, söylememe gerek var mı?

İşte böyle dostlar, ben şimdi kara kara Cumartesi günü Antalya'da finiş yerine kaç kişi getirebilirim onu düşünüyorum, Ben de bir zamanlar tek tük kulüp yarışlarında yarışıp atmosferi soluduğum için, yarışan sporcuların beklentilerini düşündükçe üzülüyorum, çoşku bambaşka birşey. Fransa turunda saatlerce 2000-3000 m yükseklikte bekleyip önünden 3-5 saniyede geçip bitecek bisikletlileri bekleyen insanlar acaba geri zekalı mı?

Diyeceksiniz ki kardeşim temcit pilavı gibi hep aynı sorunlar yazılıp duruyor, çözüm ne çözüm? Ah bir bilsem, sihirli değneğim olsa...Vallahi aklıma devam etmekten başka birşey gelmiyor. Sürekli yollarda olacağız, çoğalacağız, farkındalık yaratmaya çalışacağız, bisikletle işe gidip geleceğiz, hergün mümkün olduğu kadar farklı yollardan gideceğiz, üye toplayacağız, yerel yönetimlerle irtibatları arttıracağız, etkinliklere katılacağız, ailemizden başlayarak çevremizi eğiteceğiz. Sizi yürürken biri gördüğünde "aa şu o bisiklete binen adam diil mi?" dedirttiğimiz anda rahat uyuyacağız :)

Neyse işte böyle, oh be rahatladım sabah sabah :D Akşam eve giderken Kepez rampasını tırmanıp köyiçinden döneyim bari :)

Herkese bisiklet dolu günler

ali nejat
17 Nisan 2009, 18:56:41
çok sevdigim eski bir hikaye vardir.
Kaleyi savunmakla yükümlü komutan yenilir.Daha üst rütbelilerin önünde hesap vermeye çagrilir.
Sorarlar;

-Niçin yenildik?
-Efendim bunun tam 9 nedenini sayabilirim size...Birincisi, barutumuz yoktu..deyince üst rütbeli:
-Bosver diger nedenleri saymana gerek yok...

Degerlendirmeleri okuyunca aklima bu hikaye geldi.
Bizim iki eksigimiz var.

Birincisi Tûrkiyeli Bisikletçiler adeta yoklar.
Ikincisi Seyirci yok. (istisnalar kaideyi bozmuyor)

http://i496.photobucket.com/albums/rr326/bisikleti/public-tour-de-france.jpg
Halk Tour de France 'in geçmesini bekliyor.

Bu ikisi olmayinca baska seylerden bahsetmek dogrumu? Bence ülke tanitimi vb.nin sizce bir anlami kaliyormu?
Bence kalmiyor.
Federasyon bir kez daha sapkasini önüne koyup düsünmesi gerek.
ben sunu söylîyeyim hemen .
Simdiye kadar ülkemizde (sadece bisiklet sporunda degil) Devlet kurumlari hesap vermek zorunda hissetmedi kendini.
öyle ya onlar devlet idi.DMDYD idi.(rahmetli kemal Sunal'in filmlerini seyreden bilir bunun açilimini) Hesap vermek zorunda degillerdi.Siz kim oluyordunuz da hesap soruyordunuz? Kimse de zaten dogru dürüst hesap soramadi.
Su Sivil toplum kuruluslarini minciklayanlar bunun binde birini yapmadilar o kurumlar için.
Ama Dünya degisiyor..Türkiye de degisecek, degismek zorunda..
iste bu degisimlerde "devleti halktan degil, halki devletten üstün görmek"'(tam demokrasi) ilkesi yavas yavas yerlesecek..Simdilik buna direniliyor..Ama nereye kadar..Türkiye özellikle bu degisimin içine girecek .iste o noktada bir çok kurum oldugu
gibi Bisiklete dair kurumlar da hesap vermek durumunda hissedecek kendini..Hesap soranlar da çogalmaya basladiginda iste o zaman görün siz neler oluyor..

Murat Suyabatmaz yazmaya basladi..devam edecege benzer..bence devam ettirmeli..
Prensip olarak hep "Sezar'in hakkini Sezar'a verme"ye çalistik..
Burada sunu söylemek fazla olmasa gerek..Murat Suyabatmaz'in bu tarz turlarda ön siralarda kosturdugu dönemlerde kendisiyle yarisan komsu ülkelerin ayni kusak bisikletçileri kendi ülkelerinin Federasyonlarinin basindalar.
Bir tek Tûrkiye hariç..Birak gerçekten bisiklete katkida bulunanlara deger vermeyi bir kenara..Birde sivil toplum adina yapmaya çalistiklarini engellemeye çalisiyorlar.Maaalesef bisikletçilerimizde olan bitenin farkinda degil.
Sonuç olarak Bisiklet sivil toplum yapisini,derneklerimizi,topluluklarimizi güçlendirmeliyiz.çok derdin bence tek ilaci budur.örgütlenmek..
unutmayalim.
Teskilatsiz millet Köle millettir..

ali nejat
18 Nisan 2009, 13:14:28
Diyeceksiniz ki kardeşim temcit pilavı gibi hep aynı sorunlar yazılıp duruyor,

Sevgili Basri, ayni sorunlari hep yazacagiz ben öyle gazete köse yazarlari biliirim yillardir ayni seyleri tekrarlarlar. çünki o konularda degisim yoktur.Bizde devam edecegiz..desisene kadar..
Degerli açilimlarini ve Antalya katkisinin fotograflarini bekliyoruz..

durmazailesi
25 Nisan 2009, 16:27:04
sayın başkan savurganlık türkiyede birçok resmi kurumlarda oluyor ben birçoğunu gözlerimle gördüm engellemek için kalben nefret etmekten başka yapabileceğim hiçbirşey yoktu şimdi aklıma şöyle birşey geldi sizinle paylaşmak istedim bizlere bu haksızlıkları yapan emanete ihanet eden insanlar sözde eğitimli insanlar. bence hayır efendim, eğitim yüksek okul diploması almak, memurluk sınavını kazanabilmek değildir en önemli ve en başta gelen GÜZEL AHLAK eğitimidir buda aileden başlar kişinin kendisinde devam eder güzel ahlaklı bir doktor ne kadar zor şartlarda çalışsada hastasına kaba davranmaz benim naciz tavsiyem biz bu kötü örneklerden ders alarak çocuklarımızı GÜZEL AHLAK ile taclandırmalıyız ki bizden sonraki nesiller emanete sahip çıksınlar bizde mezarımızda huzurla yatalım kusurum varsa affedin sevgiler..