PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : OKTAY EKİNCİ'nin köşe yazısı


mr-bike
18-03-2009, 02:30
http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/Basin/20090315-cumhuriyet-01.jpg
http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/Basin/20090315-cumhuriyet-02.jpg
http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/Basin/20090315-cumhuriyet-03.jpg
http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/Basin/20090315-cumhuriyet-04.jpg
http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/Basin/20090315-cumhuriyet-05.jpg
http://i102.photobucket.com/albums/m114/murats/Basin/20090315-cumhuriyet-2.jpg
Oktay Ekinci 'nin köşe yazısı Örgütlenmenin bisikleti savunmak için ne kadar önemli olduğunu
ortaya çıkaran bir başka belgedir.
15 Mart 2009 Pazar 17. sayfa

Bülent
18-03-2009, 15:48
NE ZAMAN ADAM OLURUZ !!!!!

Bisikleti alternatif ulaşım aracı olarak gören ve kullanımını teşvik etmek için süratle bisiklet yollarını inşa eden, VİZYON sahibi yerel yöneticilere sahip olduğumuz zaman.

arda
18-03-2009, 22:49
Oktay Ekinci ismi geçince aklıma babası rahmetli Kurmay albay Süleyman Amca geliyor kendisi emekli olmasına rağmen 18 aylık askerliğimde birliğimden beni arar birşeye ihtiyacım olup olmadığını sorardı mükemmel bir insandı bana çok emeği geçti bu yazımda önce onu rahmetle ve minnetle anıyorum...

Oktay Ekinci bizim kanayan yaramıza parmak basmış umarım birkaç yetkili kendisinin yazısını dikkate alır ve gerekli girişimlerde bulunurlar fakat benim düşüncem İstanbulda bisiklet yolları yeni bir oluşumla çözümlenir mevcut Belediye başkanıyla bir yere gidileceği görüşünde değilim yenibir oluşum belki bizim sorunlarımıza ciddi bir çözüm bulur düşüncesindeyim...

Tuncay Özışık
19-03-2009, 19:33
Tebrikler,

Bisiklet konulu haberlerin yok denecek kadar az olduğu bir ülkede böylesine bir köşe yazısında yeralmak çok güzel bir gelişme!

sibel.
19-03-2009, 19:42
Sevgili Günkut arkadaşım
Yazdıklarına katılmamak mümkün değil...
Çeşitli konulardaki yazılarını beğenerek takip ediyorum...

Tabi yazım şeklinden dolayı sonuna kadar okumak herzamanki gibi zor oldu... ;)

Daha çok ve daha kolay okunması yönünde nacizane iki satır yazmak istiyorum :
Bir yazının okuyucu tarafından daha iyi anlaşılabilmesi için; kurulan cümlelerin ,
kullanılan kelimelerin özenle seçilmiş, imla işaretlerinin yerli yerinde olması önemlidir..
Ama bizler profesyonel anlamda edebiyatçılar değiliz....
Zaten yazma nedenim de bunlar değil...

Söylemek istediğim, yazılarında cümleler arasında nefes alacak aralık yok......
Hani sen daha iyi bilirsin gerçi ,müzikteki gibi "es" yok.. :D
Yazının "es" leri de paragraf başlarıdır..
Kişinin adeta nefes almasını , sıkılmadan, bunalmadan, kolay okumasını sağlayan "paragraf" lar..

Yine yazı içinde geçen ,(STÖ) gibi kısaltmaların, birdefaya mahsus açılımını da yazmakta fayda vardır...
Herkes bu tür kısaltmaların açılımını bilemez..

Diğer dostlarında daha kolay okuyabilmeleri için ( hoşgörüne sığınarak)
yazının noktasına virgülüne dokunmadan, paragraflara ayırarak yazını aynen kopiledim......
"Paragrafları çok da ince düşünerek ayırmış değilim.. sadece aynı yazıyı bu şekilde okumanın daha kolay olduğunu göstermek maksadıyla yapılmış bir paragraf uygulamasıdır...."

Esenlikle...Sağlıkla...Dostlukla kal arkadaşım..
************************************************** ************************************************** ************************
"
Bu haberde benim dikkatimi çeken birşey var:
Bunu söylemeden önce, bu tür haberleri okuduğumda ya da duyduğumda, bu işlerin çözümünde bizlere ne gibi görevler düştüğüne dair bilincimize çıkarılması gerekenler aklıma geliyor.

Altta yatan isteklerimiz ve bunu engelleyen baskıların halledilebilirliği ile ilgili.Bisiklet adına son zamanlarda herkes elinden geldiği kadarı ile birşeyler yapıyor ve ortaya fikirlerini koyuyorlar.Bunların hepside çok doğru fikirler ama bu fikirleri yönlendirmek de gene bizlere düşüyor.

Fikirlerin eyleme dönüşmesi için bir yol gerekiyor.
İşte ?bu yolda biz neredeyiz??? i de sorgulamamız gerekiyor. Dernek olarak durmamız gereken yer belli ve yolu da belli...
Bizler bisikleti nekadar yöneticilerin gözüne sokmaya çalışsak da, Bülent bey'in dediği gibi ''vizyon sahibi'' yöneticiler işlerin başına getirilemediği için bunu hep bekleyeceğiz ya da, bizim birlikte duruşumuzun ortaya koyduğu güç ile bu yola onları yönlendireceğiz.

Biz bu gücü (STÖ) yaratabilirsek bu yolda bize düşenleri yapmış ve artık birilerinden birşeyleri istemeye hak kazanmış olacağız.

Yöneticiler başka nedenlerden dolayı bu seçim sürecinde bisiklete ilgili görünseler de, bu tamda bizim istediğimiz doğrultuda olmayacaktır.
Bu konuda biliyorum ki, Bisikletliler Derneği olarak yapılan görüşmelerin sonucunda bugüne kadar pek çok başarılı projeler de geliştirilmiştir ama bu bizim için yetmemeli.
Bu nedenle asıl güç olan bisikletlilerin bir arada durabildiği STÖ yapılanmasını ve STÖ bilincini belleğimizde hep canlı tutmalıyız.

Bu bilinç geliştikçe bize düşen görevler de daha anlaşılır hale gelecektir.Yani ''kurumsallaşma''nın önemi anlaşılacaktır ve sahip olduğumuz bu derneği desteklemek fikride gelişecektir.
Zamanı geldiğinde bu yolda görev üstlenmek isteyenler ilk adım olarak derneğe asli üye olurlar.
Sonrada kendi alanlarında sorumluluk alırlar ve hep beraber bu yolda STÖ dayanışması içerisinde hedeflediğimiz yapıyı ortaya çıkarabiliriz.
Sorumluluk almak istemeyen bisikletliler ise en azından bu yolda emek veren , ister sporcu olsun,ister gezgin ve isterse sosyal kullanıcılar olsun; bu arkadaşların yanlarında yer alarak kurumsallaşmanın önemini gösterebilirler.
Bizim sorunlarımızı, bizim ortaya çıkaracağımız kimisi özerk, kimisi bizlere bağlı çeşitli bisiklet derneklerinin de bir araya gelerek tek bir çatı altında toplanacağı enternasyonal bağları olan ''sivil anlamda bir bisiklet federasyonu'' gibi ciddi ve büyük hedefleri olan bir kurumsallık çözecektir.

Böyle bir hedefin etrafında bu bilinçle bir araya geldiğimizi düşündüğünüzde acaba, saçma sapan çekişmelerden doğan ayrılıklar olur mu?

Ya da kurumsallaşmanın önemi hakkındaki fikirlerimiz kafamızda netleştiğinde saçma sapan hayaller peşinde koşan birilerinin peşinden koşarak vaktimizi boşa geçirir miyiz?

Ya da çeşitli nedenlerden dolayı aramıza mesafe koyan arkadaşlarımız asıl mesafeyi, bu yoldaki kendi sosyal gelişimlerine koymuş olmazlar mı?

Her zaman söylerim
''bizleri kimin götürdüğü değil, nereye götürdüğü önemlidir''.. Derneğimizin bizi götürmek istediği böyle bir yeri görebilirsek eminim ki, herkes doğru yerde durmasını bilecektir.

Bu anlam da son günlerde çok güzel gelişmeler oluyor ve eminim ki daha da olacaktır.Yukarıdaki haberde dikkatimi çeken şey ise, dernek başkanı sayın Murat Suyabatmaz'ın bisiklet ile ilgili görüşlerini basında paylaşırken yöneticilere karşı yeri geldiğinde ortaya koyduğu eleştirel tavır bir sivil toplum liderine yakışacak samimiyettedir.
Kendisini kutluyorum,bu yolda onu destekliyorum ve çalışmalarında başarılar diliyorum.. ( Günkut )"