PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Geçmiş zaman olurki.... ( 1 )


ali nejat
22-02-2009, 15:46
Bisikletliler Dernegi belli bir geçmisin, dolayisiyla tecrübe ve birikimin üzerine insaa edilmis bir hareket konumundadir.
Geçmiste, baska isimle de olsa, yapida var olan olumsuzluklara ragmen -ki bunlari defalarca açikça elestirdik- ülkemizde bisikletin gelismesi adina yapilan önemli çalismalar vardir.

O dönemde yani 2003-2004 yillarinda, o dönemki yayin organimiz Bisiklet Dünyasi sayfalarinda yayinladigimiz ve bana göre hala bir yaniyla geçerliligini koruyan ve bir anlamda o zamanlar neler söyledigimizi okuyamayan, bilmeyen bisikletseverlere aktarmak açisindan, burada yeniden yayinlama ihtiyaci duydum.
Bunu yaparken, geçmisin gelecege isik tutmasi gereken bir olgu oldugu gerçeginin altini çizdigim bilinmelidir.
Saygilarimla
ali nejat



" genel olarak "
19 nisan 2004

Değerli Bisiklet Severler;
Meselelere ayrı şekilde bakanların ayrı yerlerde durması son derece doğal. Bu anlamda geçen yazımızda "kopuşmak" tan bahsederken bisikletçilik/bisikletlilik olayinda farkli düsünce ve egilimlerin olabilecegini-oldugunu-bizim bunlardan hangi noktalarda ayrıldığımızı, asıl yapılması gerekenin ne olduğunu açıklamaya çalıştık.
Genel olarak ister yarışçı ister uzun yolcu ister gezginci ister evden okula,ise vb. bisikletli olsun tüm bisikletseverlerin bir çatı altında toplanmaları gerektiğini belirttik.
Zaten bizzat bu bakış açısı bizim diğer düşünce ve eğilimlerden ayrıldığımız noktayı oluşturuyor.
Yani biz bisikletseverleri bisikletçi / bisikletli gibi ayrı kategorilerde ele almadigimiz gibi dağcı, yolcu, yarışçı,sehir içi vb.gibi kategorilerde de ele almıyoruz. Bunlar bisikletle yapılan aktivitelerin çesitleridir ve bisikletlerde bizzat ona göre üretilmektedir.
Bizim Bisiklet Sevenler Derneği-BSD olarak tek bir çatı altında toplanmasını istediğimiz tüm bisiklet kullanıcılarıdır.
Yoksa elbette genel olarak dağ bisikleti-MTB (ben ona her zemin bisikleti demeyi uygun buluyorum), her zemin yol için yol bisikleti,yarış bisikleti, şehir içi bisikleti kullananlar vardır, olacaktır ve bu kategorilerin hepsi BSD çatısı altında yerlerini alacaklardır, zaten almıslardır, almaya da devam ediyorlar.
Bizim "kopusmak"tan kasdettigimiz olgu ise örgütlenme ve altyapı meselesine bakıştan kaynaklanan farklı eğilimlerdir. Yoksa biz hiç bir zaman bisikletin kendi içindeki kategorilerin ayrı ayrı örgütlenmesinden bahsetmedik ve bundan yana olmadık.
Biz sorunu sadece ve sadece yarış bisikletçiliği temelinde görmediğimizi söyledik.
Biz sorunda müşteri endişesi diye bir derdimizin olmadığını söyledik,
Biz soruna kişisel değil örgütsel olarak bakılması gerektiğini söyledik.
Biz sorunun Yerel+Sektör+BSD olarak çözümlenebileceğini söyledik.
Biz sorunun var olan sistem içerisinde mücadeleyle çözülebileceğini söyledik.
Biz sorunda uluslararası dayanışmanın önemli olduğunu ama asıl dayanılması gereken gücün iç dinamikler olduğunu söyledik.
Bizim savunduğumuz, ülkemizde "bisiklete daha fazla yer" verilmesi gerektiğidir. Bunun içinde bisikletin ve bisiklet kullanıcılarının gittikçe gelişmesi gerektiğidir.Buda özünde bir alt yapı sorunudur.Bisiklet bir ulaşım imkanıdır. Ve gittikçe geriletilen toplu ulaşım araçlarından ayrı düşünülmemelidir.Bu anlamda her kategoride bisikletlinin faydalanabileceği bisiklet yolları,park yerleri,servis istasyonları vb.sorunu asıl yakalanması gereken halkadır. Ve bu olayın çözümü için de; bisiklet kullanıcılarının, ana kaldıraç, ana manivela görevi görecek bir bisiklet kullanıcıları örgütüne ihtiyaçları vardır.

Iste bu noktada; içinde bulunduğumuz şartlarda, uluslararası ve ulusal planda bu sorumluluğu üstlenmeye hazır olan örgütlenme; Bisiklet Sevenler Derneği-BSD'dir.

Yurdun tüm bisikletçi ve bisikletlilerini BSD çatısı altında dayanışmacı-paylasimci-demokratik temelde tek bir güç olmaya çağırıyoruz,
BSD aktivitelerine daha güçlü katılmaya çağırıyoruz. Unutmayınız ki her bisikletçi ve bisikletlinin aktif katılımı, yarının huzurlu, güvenlikli, sağlıklı bisikletli günlerinin garantisi olacaktır.
Ayağınız pedaldan eksik olmasın.

Sevgi ve saygılarımla.
ALİ NEJAT SÖZEN
bisikleti@yahoo.fr
BSD Avrupa Temsilcisi
Fransa Paris

ali nejat
22-02-2009, 16:54
" Danimarka Deneyi "
9 Kasim 2003

DANKS CIYLIST FORBUND (DCF) Bir Danimarka Bisikletli Derneği. Bir anlamda BSD'nin Danimarka daki karşılığı. Rakamsal olarak durumu şu; 23.000 üye,12 üyeli Yönetim kurulu ve 42 lokal (şube) .Danimarka nüfusu 6 Milyon.Danimarka Derneğinin pratik durumu da su : Bütün otoritelerle Pazarlık yapacak durumdalar.Belediyelerle ortak çalışmalar, Ulaştırma Bakanlığıyla ortak çalışmalar. Her yere bisikletle gitmek için lobi çalışması yapıyorlar. örneğin "okula pedal çevirerek gidelim kampanyası" epey ses getirmiş. özellikle yeni jenerasyonu kazanmak istiyorlar.Bu projelerde 80.000 kişilik katılım sağlamışlar.

Bisiklet Danimarka'da bir gelenektir.1910 yılında Danimarka'da 40 km.bisiklet güzergahı mevcut idi.1970 yılında bu dernek "Dansk Cyclist Forbund" otomobillerin bu yerleri işgal etmelerini önledi.Fransa'da ve birçok yerde olduğu gibi gösteriler düzenlendi.Ancak, bisiklet politikasının net bir strateji haline 2002 yılına kadar dönüşemediği (!) söyleniyor. (Dönüşse ne olurdu acaba?)
Bugün Kopenhag 300 km.lik bir bisiklet yerleşimine sahip.Özellikle banliyölerdeki bisikletçilerde sayıca artış göze çarpıyor.Danimarka'da 4 Milyon bisiklet var.Otomobil sayisi bu rakamın altında.
Bisiklet toplam ulaşımın % 20 sini oluşturuyor.
helal olsun ülkemin dolmuşlarına,otobüslerine.Helal olsun demirağlarla anayurdu baştanbaşa (!) örenlere! Helal olsun sadece İstanbul-İzmir arasında haftada bir vapur seferini bile çok görenlere! Helal olsun yolda bisikletli görmeye tahammûl edemeyenlere! Helal olsun bazı şehirlerimize 100 yıl sonrada olsa metro güzelliğini tattıranlara! Helal olsun otomobil endüstrisi! Helal olsun kendi ülkelerinde toplu ulaşımı sağlayıp kendi halkına şirin görünen,bize gelince ürettiği otomobilleri kakalamaya çalışan batılılar ve onların yerli saksakçıları ! Helal olsun trafik canavarlığını yaratanlara ! Helal olsun size!
Ve de Selam olsun bütün olumsuz şartlara rağmen yolun en sağından,başında kaskıyla inatla şehir içi ve dışında bisikletiyle yol alan ülkemin bisikletçi-bisikletlisine,Selam olsun doğa ve insan kirliliğine karşı duranlara!! Selam olsun bu ülkenin toprağını,taşını,denizini,ağacını,deresini,kurdunu ,kuşunu,tarihi değerlerini ve de en önemlisi insanini yürekten sevenlere!
Öncelikle Danimarkalı bir yetkili; Danimarka'da;
Bisikletçilerin homojen bir grup olmadığını söylüyor.(a.b.ç.)
Bisiklet olayına Tour de France örneği gibi bir sportif faaliyet olmasının ötesinde bakılıyor.(a.b.ç.)
Bisiklet kullanımı hiç azalmadan her türlü şartta; gündüz, gece,her iklim ve her uzaklıkta yapılıyor.
Arasıra bisiklet kullananlar ise, gündüz,iyi havada,az tehlikeli,fazla uzak olmayan ölçülerde muhakkak bisiklet kullanıyorlar.
Bisiklet kullananlar için bütün gerekli şartlar yaratılmış durumda;daha fazla bisiklet pisti, parking (yerleşim yerlerinde,işyerlerinde)daha çok servis noktası (teker şişirme,iç lastik değişimi,aydınlatma kontrolü vs.)
Ve eğlence için bisiklet binenlerin varlığı unutulmamalı.diyorlar
(a.b.ç.)=altını ben çizdim.

Bisiklet kullanımının % 33 ü evden-ise gidenler oluşturuyor. Bütçenin % 33 ü bisiklete ayrılmış.(3 Milyon Euro)!!! Bu bütçe bizde olsa İstanbul'un çehresi değişir.Danimarka'da bisiklet olayının geldiği yer, vardığı sonuç:
Bisiklet güzergahları, pistler : YOL-Şose 3 kattan oluşuyor. Yayalardan , 10 cm bisiklet, bisikletten 10 cm. daha aşağıda, arabalar.
Kopenhagın bütün mahallelerine bisikletle gidilebilir.
Otobüs ve trenlerde rahatlıkla bisiklet taşınması
Bisikletini her yere park edebilirsin.
Kavşaklarda bisiklet öncelikli, kırmızı ışık olmayan yerlerde arabalar durup bisiklete yol veriyor (bunu Berlin'de zevkle yaşamıştım)
Ve yinede hala bazı sorunların tamamı ile halledilemediğini söylüyorlar.Otobüs-bisiklet ilişkisi,otobüs durakları, şehirlerarası yollar vb..

Kopenhag Yol işleri yönetimi 2012 yılı için hedefleri söyle koymuş ;

Evden-işe giden sayısını % 33 den % 50 ye çıkarmak.
Bu yolla bisiklet kazalarında % 50 azalmayı sağlamak
Bisikletçilerin ortalama vitesini % 10 arttırmak
Bisikletçi-bisikletlilerin konforunu ve motorluların ise fiyatlarını arttırmak
Böylece bisiklet Turizm, ulaşım, kazaları önleme, dizayn, pedagoji, imaj gibi konularda önemli yer tutacak.


Danimarka yamı gitsek acaba?

Hayır! Danimarka buraya(Türkiye) gelecek!

Nasılmı ?

Bizim de kendi Bisiklet Derneğimizi yani BSD'mizi güçlendirmemiz ve mücadelemiz sayesinde.


Ayağınız pedaldan eksik olmasın.

Saygılarımla,
ALİ NEJAT SÖZEN
BSD Avrupa Temsilcisi
Fransa Paris

mr-bike
25-02-2009, 19:00
yıllardır verdiğimiz mücadeleyi çok güzel toparlamışsın kalemine sağlık sağol.

ali nejat
26-02-2009, 20:20
Tesekkür ederim Baskan.Bir yandan da iyi oluyor..bakiyoruz ne demisiz 5 yil önce ..ne yapmisiz..ne yapmamisiz..yapamamisiz..simdi ne diyoruz..arada yasanan tecrübeler...ve sonuçta yine eksikleriyle fazlasiyla Sivil toplum örgütü olmanin öne çikarilisi..
Mücadelenin örgütsüz olamayacagi..
örgüt içinde özgür düsunce,inisyatif ve tesebbüs yeteneginin gelistirilmesi..bunun subeler ve temsilcilikler bazinda yansimasi..
iç dinamlikler - dis dinamikler, dünya bisiklet hareketinin bir parçasi olma konumu..
vs. vs..

bütün bu konularda söyledigimiz seyler olmus..her firsatta bisikletçileri bir çati altina toplanmaya çalismisiz ister milli tip, ister federasyon sistemi ile..sonuç olarak 25 ayri yazi yazmisiz..bunlar sadece ali nejat ile..diye baslayan sayfada yazilmis yazilar..daha niceleri var..o anki gündem ne ise..ne tartisiliyor ise, ne tavir aliniyor ise o konuda birseyler demeye çalismisiz..Simdileri birilerinin bir takim konularda yeni imis gibi söylemeye çalistiklarini o dönemde ifade etmisiz (o arkadaslarin kabahati degil tabii bu)
Aslinda farkinda olamasakta teorik yaklasimlar, teorik çerçevenin çizilmesi..bisikletin gelisimini son derece etkiledi..bir dostumuzun dedigi gibi ülkemizde Bisiklet bir "yükselen deger" bu tespit dogru..
Ama yükselis devam ederken -ki bunda payimiz büyük- sayi olarak çogalinirken,kantite olarak yogunlasmalar yasanirken, kalite olarak istenen seviyeye erisilemediginin ve yillardir var olan bir takim hastaliklarin asilamadiginin altini her firsatta çiziyoruz..çizmeye devam ediyoruz.Dün bunu yaptik bügünde yapacagiz..
Bisiklet hareketi, gelismis benzerlerinin konumuna erisinceye kadar...çünki bu sevda bitmez..

ali nejat
27-02-2009, 10:33
SIVIL KURUMLASMANIN ÖNEMI VE ÖNLENEMEZ YÜKSELISI
24 Şubat 2005

Değerli Bisiklet Severler,

Sivil "civil" (civilisation) yani medeni anlamında kullanılır.Yurttaşlar arası demektir.Bu ayni zamanda resmi olmayan demektir ki, bizi ilgilendiren yani da budur.
AB kapısının aralandığı sürecin basında, ülkenin Başbakanı bizzat önümüzdeki süreçte "sivil toplum kuruluşlarına çok iş düşecektir" demiştir.
BSD, Bisiklet Hareketi Platformu ve ayni şekilde düşünen diğer dost ve kardeş platformlar; sivil toplum kuruluşlarıdır, hareketleridir.
Sivil Insiyatif dediğimizde devletin resmi organlarından bağımsız? yurttaşların oluşturdukları kurumlar ve aktiviteler söz konusudur.
Konumuz Bisiklet olduğuna göre, bisiklet alanında da resmi ve sivil davranış örgütlenme ve aktivitelerin varlığıdır söz konusu olan.
Bisikletin resmi alanındaki temsilcisi en genel planda Türkiye Bisiklet Federasyonu'dur.Her ne kadar bisikletin genel olarak ülkemizde yaygınlaşmasını da amaç olarak ortaya koysada asil uğrası Bisiklet sporunun ülkemizde yaygınlaşmasıdır.
Ancak gelinen noktada Bisiklet Federasyonun, Bisiklet sporuna ve dolayısıyla bisiklete hak ettiği değeri verdiğini söylemek oldukça güçtür.
Bunun elbette nedenleri var. Bunların başında da Devletçilik anlayışımız gelmektedir. Demokratik ülkelerdeki (AB ülkelerinde ve ABD'de) "devletin halktan değil; halkın devletten üstün olması" ilkesi esas iken bizde durum bunun tersidir.Dolayısıyla hep sözünü ettiğimiz Osmanlı artığı Devlet anlayışı bu yapısını kendi kurumlarında da göstermektedir.Dolayısıyla bisiklete yönelik olarak yapılanlarda bu çerçevededir.

Bu anlamda sivil insiyatiflerin en geniş şekilde ve güçlü olarak örgütlenmeleri,
bisikletin yaygınlaşmasına hizmet edecektir.
bisikleti sadece yarış ve spor dolayısıyla profesyonellik dar çerçevesinden çıkararak daha geniş bir şekilde yurttaşlar arasında yaygınlaşmasına zemin hazırlayacaktır ve onun bir taşıt imkanı olduğunu gözler önüne serecektir.Amatör bisikletçiliğin yayginlasmasina neden olacaktır.
Bu gelişmişlik ve bakış açısı ister istemez resmi kurumlarada yansıyacak ve onlarıda değişime zorlayacaktır.
Ayni zamanda Bisiklet Turizminin gelişimine de zemin hazırlayacaktır.
Bu anlamda yıllardır yapmak istediklerimiz bunlardır. BSD yönetiminin başındaki isimler, bisiklet yarış ve spor geleneğinden gelme, ayni zamanda da bu alanda birçok başarıya imza atmış ve ülkemizi başarıyla temsil etmiş insanlardan oluşmaktadır. Bir öncü Sivil kuruluş olan BSD' nin yöneticileri günümüzde,(yıllardır) bisiklet sporuna katkılarının yanısıra, bisikletin amatör planda yurttaşlar arasında yaygınlaşması, onun bir taşıt aracı olduğunun bilincinde olunması,ülkemizde modern ve çağdaş ve gelişmişlik göstergesi bisikletin giderek büyümesi ve bisiklet turizminin de gelişmesine yönelik yaptırımlara yönelmişlerdir.Ve en önemliside bisiklet altyapısıyla ilgili atılımlardır..

Bu anlamda, bir yandan "bisiklete daha fazla yer" mücadelesi sürerken bir yandan Resmi Federasyonda da "yurttaşa hizmeti esas alan" yönetimlerin is başına gelmesi için mücadele edilmesi gerekmektedir.

Günümüz şartlarında bazı bölgelerde, bütün demokratik olmayan koşullara (yani seçenlerin atanmış insanlardan oluşması) rağmen iyiniyetli; açıkladığımız mantaliteye yakin düşünen insanların varlığı sevindiricidir. Ancak genel hava hala o eskinin köhne yapısının izlerini alabildiğine taşımaktadır ve bu hava devletin yapısından dolayıda kolay kolay değişmeyecektir. Değismesi en büyük arzumuzdur elbette.

işte yukarıda anlattığımız bütün gerekçeler doğrultusunda, yurttaşların sivil kurumlaşmalara önem vermeleri ve onları güçlendirmeye çalışmaları aynı zamanda resmi kurumlaşmaların da değişimine zemin hazırlayacaktır. önemli olan ve aslolan, ülkemizde hangi tarzda ve seviyede olursa olsun Tûm BiSiKLET KULLANICILARININ BiRLiĞiNiN bir sivil insiyatif olarak gerçekleşmesidir.

Pedalınızı Kaybetmeyin

Sevgi ve saygılarımla.

ALİ NEJAT SÖZEN
bisikleti@yahoo.fr
BSD Avrupa Sorumlusu ve Genel Delegesi
Fransa Paris

ali nejat
28-02-2009, 13:14
"Bizler ve BSD "
14 Ocak 2004


Değerli Bisiklet Severler;
Bisiklet Dünyası'na adım attığınızda, sol alt kösede Murat Suyabatmaz kimdir? diye bir bölüm vardır. Oraya girdiğimde ilk defa gözüme çarpan iki şey olmuştur. Birincisi Murat'ın çocukluk fotoğrafları; bana o yaşlarda, dedemin bisikletine boyum yetmediğinden "bacak arası" bindiğim günleri hatırlatmıştır. İkincisi ise; Murat'ın centilmen sporcu seçilmesidir.
Olumlu anlamda karikatürü bile çizilecek çapta başarılı bir bisiklet sporcusunun, başarılarla dolu spor yaşamında sadece bu iki noktayı öne çıkarmış olmam; ilkinde kendimle özdeş yanlar bulmamdan, ikincisinde ise "centilmen" sporcu ödülüne layık görülen bir insanın daha toleranslı,yapıcı,duyarlı,birleştirici, bireysel olmayan, uzlaşmacı vb. olabileceği ihtimalinden kaynaklanıyordu. Nitekim bu düşüncemin doğruluğunu onaylayan insanı yakından tanıma şansı elde ettim. Kendisine bunları aktardığımda; -Hocam, o bölümü neden koymak zorunda kaldık biliyormusun? diye açıklamaya çalışmıştı. Belliki öyle bir "hava atma" derdi yoktu. Ancak, birisinin kendisine, "sen kim oluyorsun da kendini bisiklet hareketinin merkezine koyuyorsun" yaklaşımı karşısında buna ihtiyaç duyduğu apaçık ortadaydı. Ona;
-Baba, iyi yapmışsın "fazla alçakgönüllülük delikanlıyı bozar" esprisinde cevap verdiğimi hatırlıyorum.
Murat gerçekten sadece başarılı bir bisiklet sporcusu olmanın ötesinde A dan Z ye bir Bisiklet Adamı dır. Bisiklete dair her konuda muhakkak söylenecek sözü vardır. Örneğin; Bir şehir içi bisikletlisinin günlük yaşamında bisikletiyle karşılaştığı, karşılaşabileceği her durum karşısında ne yapılması gerektiğini bütün detaylarıyla bilir.
O, bir yandan bisikletçiliğe ilgi duyan yeni kuşaklara yol göstericilik yaparken, bir yandanda kendinden önceki bisikletçi kuşakla bağını koparmaz. Saygı ve sevgisini esirgemez. Bisiklet sporu olgusuna SIKI SIKIYA bağlıdır. Ama sadece bununla yetinmez. BSD Genel Sekreteri olarak, ülkemizde Bisiklet Altyapısının gelişmesi konusunda olağanüstü çaba sarfeder.
Eylül 2003 Velocity Dünya Kongresinde,ülkemiz adına yapılan görüşmelerde bu konularda da ne kadar bilinçli olduğunu ortaya koymuştur.

Kısacası Murat Suyabatmaz, gittikçe çoğalmak isteyen tek kişilik bir bisiklet ordusudur.

Bize gelince; " sende kim oluyorsun,bisiklet hareketi falan adına laf etme hakkı buluyorsun" tarzındaki bir yaklaşıma ne diyeceğimizi düşündüğümüzde aklımıza ilk gelen şunlar olacaktır.
Bir kere sevgili dostlar ben, "bisikletçilik" te çok çok eski değilim.Bisiklet sporcusu veya yarışçısı hiç değilim. Dolayısıyla bir derecem, ünvanım falanda yok. Antrenörlük, hakemlik vb. işlerlede ilgim hiç olmadı. Bisiklete dair bilgim sınırlıdır. Ama bazen kafaya takarım, örneğin "inişte pilotaj" konusunu teorik ve pratik olarak irdelerim.Fransa'da yasamama rağmen, Tour de France'i herkesten fazla hatta o kadar bile takip etmem.Teknik planda bildiklerim asgari bana yetecek gerekli şeylerdir. Bisiklete yeni başlamış yeni kuşaktan bir kardeşimiz eminim benden daha fazla bilgi sahibidir. Markadan falan fazla anlamam vb. vb.
Ancaaaaaak, bütün bunlara rağmen 40 yıldır şu veya bu şekilde iflah olmaz bir "bisikletli" konumundan zerrece taviz vermem.Hayatımın her alanında hep bisiklet sırtında olmuşumdur. Bazı kesintiler hariç. Ondan vazgeçmem.Onsuz olmam. Evlenirken karıma, hayatımda kendisinden başka bisiklet olduğunu,ondan vazgeçmeye niyetim olmadığını,benimle mutlu olmanın yolunun bisiklete binmekten geçtiğini söylemekten zerrece çekinmem. Öncelikle bisikleti taşıt olarak kullanırım. Bos zamanlarımda hafta sonu,akşamları gezerim. Tatile bisikletsiz çıkmam. Otomobil kullanmam. Şimdiye kadar sahip olduğum bisiklet sayısını tam olarak bilemem. Nerede olursam olayım muhakkak bir bisiklet bulurum binecek. Uzun yolda toplu ulaşım+bisiklet, kısa mesafede sadece bisikletle yola çıkarım. Kızımın (simdi 15 yaşında) çocukluğu, arkadaki çocuk oturağının üzerinde geçmiştir. Kendimi en özgür hissettiğim ender alanlardandır. Bu arada sürat yapmasını,tırmanmayı ve inmeyi de severim. Bu benim bisikletli + bisikletçi yanımdır.
Bunun yanısıra bir çevreci, doğa ve yeşil yanlısı olarak, bu noktada da bisikletle buluşurum.
Su veya bu şekilde hep bisiklet sırtında olmamın yanısıra,
hayatım genel olarak bir "hak arama" mücadelesi şeklinde geçmiştir. Sendika, dernek yöneticilikleri, ulusal, uluslararası kongreler,konferanslar, toplantılar, gösteriler vb vb hayatımızın bir parçası olmuştur. Organizasyon yani örgütlenme doğallığımızdır.
Bu anlamda, eski bir bisikletli yeni bir bisikletçi olarak, geçmişte hayatin başka alanlarındaki mücadelelerde edindiğim deney ve birikimi özellikle ülkemizde, bisiklet hareketinin gelişimine aktarmaya çalışan bir bisiklet severden,bir bisiklet dostundan başkası değilim.
Bunu ilginç ve önemli bir sentez olarak görmekteyim. Bununla, bisiklet alanında teknik bilgi,beceri sahibi olan dostlarla BSD çatısı altında bir başka senteze varmaya çalışıyoruz. Bunun en iyi örneklerinden birisi, Eylül 2003 Paris Velocity kongresinde sergilenmiştir.
Murat Suyabatmaz + Ali Nejat Sözen uyumu.
Tam anlamıyla karşılıklı birbirini tamamlama, tahammül, tolerans, uzlaşma yani tek kelimeyle
bir modern davranış örneğidir. Burdan yola çıkarak ve gittikçe genişleyerek, çoğalarak diğer dostlarla birlikte çok daha büyük bir senteze ve başarılara kavuşacağımız günler uzakta değildir.

AB yolunda bir Türkiye perspektifi,bisiklet alanında karşılığını BSD ile bulmaktadır.
Şimdi yapılması gereken, statükocu,kişiselci, klişeci,antika kabuğun kırılmasıdır.
Bisiklet Hareketi adının layıkıyla taşınmasıdır. Bunun başka yolu yoktur.

Ayağınız pedaldan eksik olmasın.

Sevgi ve saygılarımla.

ali nejat
02-03-2009, 20:33
ÖRGÜTLENME
20 Ekim 2003

Değerli Bisiklet Sevenler,

Geçen hafta Velocity 2003 kongresine bağlı olarak, Bisikleti Savunma ve Koruma Hareketinin öncü pedalı BSD'nin olmazsa olmazlığı üzerinde durduk. Neler yapmak istediğimizi, örgütlenme anlayışımızı bir kez daha gözler önüne serdik.

Türkiye Bisiklet hareketi, Avrupa dolayısıyla Dünya bisiklet hareketinden ayri düsünülemeyecegi gibi,ülkemizin kendine özgü (orijinal) yapısıda hiç bir zaman unutulmamalıdır. Ilk yazımızda uluslararası güç olmak için ulusal güç olmanın gerektiğini ama iki kanadında önemli olduğunu,tek kanatla uçulamayacağını belirtmiştik. Bu anlamda, tabiiki gelişmiş ülkelerden örnekler, dersler alacağız. Ayni yollardan bizden önce geçenlerin deneyleri yolumuzu aydınlatacaktır.Ancak bunu yaparken hiçbir şekilde kendi orijinal yapımızı atlamayacağız. Özelliklede örgütlenmemizde.

Fransa'da bizim anlayışımıza uygun,ECF üyesi,Bisiklet Kullanıcıları Dernekleri Federasyonu vardır. Şu anda federasyonun üye dernekleri sayısı 145 dır. Yani söyle ifade edersek degisik bölgelerde örgütlenen Bisiklet kullanıcı örgütleri 1980 yılından itibaren tek bir çati altinda toplanmışlardır.

Simdi burada iki olgu göze çarpıyor birincisi ayrı bölgelerde bağımsız derneklerin varlığı,ikincisi bunlarin TEKBIR CATI ALTINDA toplanmalari.Tek tek derneklerin tarihçelerine girmek istemiyorum tabiiki.Ama hepimizin su yada bu sekilde bildigi gibi,Bisikletin bizzat kendi tarihi Fransa'da çok eskidir ve bisiklet kullanimi oldukça yaygindir.Fransa'nin en önemli tarihsel kesitlerinden biri olan Resistance (direnis hareketi) ile ilgili her yerde gözünüze hemen bisiklet çarpar.Tabiiki ikinci dünya savasi ertesinde her yerde oldugu gibi (çin gibi istisnalar hariç) otomobil endüstirinin gelisimi bisikleti geriletmistir.Ancak, 1968 dalgasindan sonra yendiden bisikletin gündeme gelmesi söz konusu olmustur ve bu tarihlerden günümüze dogru bisiklet kullanici örgütleri kurulagelmistir.Örnegin paris'te evlerin balkonlarina,mahsenlerine terk edilen bisikletler, bisiklet kullanici örgütlerinin de çabalariyla ve bisiklet yollarinin gündeme gelmesiyle yeniden sokaga çikmaya baslamistir.

Bir zaman ülkemizde de daha fazla yer tutan bisiklet(bunun yani sira demiryolu ve denizyolu tasimaciligi) otomobil endüstrisinin tek ulaşım sistemi olmasi ve oldukça diger ulasim araçlarini yok ederek,çarpikça gelismesiyle gerilemiştir. Yok olma noktasina gelmistir.Anadolu'da hala bazi bölgelerde bisikletin yaygin olduğu yerler mevcut isede bunların sayılari oldukça azdır ve kullanicilarin örgütlenme anlayisi açıcından bilinçlilikleri oldukça düşüktür.

Bu anlamda yine bilinçli bisikletlilik olayi, basta Istanbul olmak üzere Izmir,Ankara,Bursa,Adana vb metropollerde kendini göstermektedir.

Bu anlamdaki ilk sayilabilecek atilim (tabiki münferit çıkısları kasdetmiyorum) 1999 da BSD nin yeniden projelendirilen altyapısıyla günesin altındaki yerini almasıdır.

Bütün bu kısaca belirttigimiz gelismelerin varlığı örneğin Fransa ile karsilastirildiginda olayin oldukça gerisindedir.

Bisiklet kullanıcılarının kantitece üstünlüğünün yanısıra, bilinçlilik anlamında kalitece üstünlükleri söz konusudur.Bu nedenle birçok degisik bölgede var olan potansiyel bağımsız dernekler seklinde örgütlenmis ama sonunda TEK bir çatı altında toplanarak federesyonlaşılmıştır.

ülkemizde olay farklidir.ülkemizde adeta federasyon niteliginde BSD önce varligini ortaya koymuş, uluslararasi bağlantılarını oluşturmuş,geliştirmiş şimdi ülkede var olan potansiyelin Tek bir çatı altında yani BSD çatısı altında örgütlenmesini öngörmüştür.

İşte bu anlamda BSD şubesi niteliğinde oluşacak her bölgesel,şehirsel vb.örgütlenme; örgütsel planda bağımlı,ama tavrında,çalışmalarında BAGIMSIZ olmak durumundadır.TEK bir çatı altında olmak olgusu ülkemizde BSD ile birlikte olmak demektir.Geçen yazımızda da belirttik.Bizim üyelerimizi dolayısıyla şube ve temsilcilikleri "aidat baskısı" altında tutmak gibi bir anlayışımız yoktur.Her bölge zaten var olan çalışmalarını sürdürecektir.Ama mahalli ve idari yönetimlerin karşısında,diğer kurumların karşısında tek ses, tek yumruk olarak duracaktır.Bu da elde edilmesi gereken haklarımızı elde etmemizi daha da kolaylaştıracaktır.Bilgi alışverişleri,maddi manevi dayanışmamız işlerimizi daha da kolaylaştıracaktır.

İşte kısaca ülkemizde niçin BSD olması gerektiğinin ana gerekçeleri bunlardır.Gerekçeler tabiiki daha da uzatılabilir.Onları da isterseniz zaman içinde daha sonraki yazılarımıza saklayalım.

Daha güçlü bir bisiklet hareketi için, daha güvenli bisiklet kullanimi için daha huzurlu bir kent yaşamı için kısacası daha mutlu bir gelecek için mücadelemizi BSD çatisi altinda sürdürelim.Yeni yeni filizlenmekte olan bisiklet hareketinin dal budak salması için hep beraber elele verelim.


Ayağınız pedaldan eksik olmasın.

Saygılarımla,