ali nejat
22-11-2008, 21:11
Bisiklet Hareketinde gelinen noktada,yapilan tartismalara anlatilan seylere,konusulanlara baktigimda ; tekrardan anlatilmasi gereken seyler oldugunu görüyorum.Hem genel olarak bisiklet alemi açisindan, hemde kendi açimdan.Ayrica bilmeyenler de bilsinler diye.
Bir bisiklet sever olarak 1999 yili 20 Temmuz'undan itibaren bir yanindan yakaladigim ve tanistigim Türkiye Bisikleti ile 2002 den itibaren de yurt disinda olmama ragmen baglarimi koparmadim bugüne kadar .
Olay Izmir'de basladi.Orada BSD subesi olmak istemeyen öne çikmis ve beraber oldugumuz unsurlarin destekçisi oldum.Bagimsiz dernek yapmak istediler.M.Suyabatmaz bu karara saygi gösterdi, ama ordaki bisikletçiler söylediklerini yapmadilar ve dernek olayini bosluga biraktilar (bugün IBd yi kuranlar onlar degiller zaten) bunun üzerine 2003 yili Agustos ayiydi.Olayi kendimizden baslatmak yerine, (bunu çok yapiyorlar bisiklet aleminde.Adam veya kadin bisikletçi bisiklet alemine giriyor ve kendisinden önce yapilanlari görmüyor,görmemezlikten geliyor,inkar ediyor ve amerikayi yeniden kesfetmeye kalkiyor.Ortaya mevcut durumlar çikiyor tabii.Biz bunu yapmadik.Ve ben bunu çok önemli görüyorum.Biz var olana gittik.Yillardir anlattigim prensip kavgasi böyle basladi.
Var olan neydi?
BSD.
Niye? ilkeleri,yapmak istedikleri,bakis açisi En önemliside bugün oldugu gibi örgütlenme Sivil toplum örgütü olmayi öne çikarma vb.Ama sunu yaptik.Hem dernegi savunduk,karsi çikanlara karsi durduk hemde yanlis gördüklerimizi elestirdik.Dernek Genel sekreteri Murat Suyabatmaz ile kendi imkanlarimizla 2003 velocity dünya kongresine katildik.Orada aslanlar gibi Tûrkiyeyi temsil ettik ilk kez.Geri gelince bunun önemini yazdik Bisiklet alemi olayi fazla iplemedi.Ardindan bir yandan dernegin subelerle temsicilerle büyümesi gerektigini ifade ederken -ki m.suyabatmaz (MS) da ayni fikirde idi- bir yandanda dernegi Avrupa Bisikletliler Federasyonuna üye ettik.Oybirligi ile kabul edildik.Kongreye su anda birisi BD YK Baskani M.Suyabatmaz ve BD "fahri üyesi" ben ve su anda ne yaptiklarini nerede olduklarini bilmedigim ve duymadigim iki dernek yöneticisi daha katildi.
Ondan sonra Federasyonun yillik kongresini Tûrkiye de yapmak için gösterdigimiz çaba -MS de dahil buna- tipki subeler,kongreler vb meselesinde oldugu gibi basarisizliga ugradi.çünki MS a ragmen dernek yönetimdeki kurucu sahis, "küçük olsun ama benim olsun" mantigini terk etmedi (bugün birçok yerde oldugu gibi)..subeler koptular ve herkes kendi yoluna gitti.
Ben 2004 yilinda BSD forumu çöktügü noktada MS ninde katildigi bazi arkadaslarinda oluruyla o dönemde Türkiye Bisiklet Hareketi Platformu yahoo grubunu olusturdum orada dûsundüklerimi savunmaya basladim ve o platforma hala ülkedeki belli basli yapilasmalarin ileri gelenleri hala üyedirler.Ama misyonunu tamamlamistir ve yakinda kapanacaktir.
Simdi, MS nin iyiniyetli ve dogru çizgideki çabalarina ragtmen BSD yönetimi subeler konusunda,Avrupa federasyonu konusunda birçok konuda yan çizince ..Bizim ülkedeki bagimsiz davranabilen subelerle TEK ÖRGÜT projemiz suya düstü.ve ondan sonra her yapi kendi dernegini toplulugunu yaratti hakli olarak.
BSD nin terk edilerek Bisikletliler Dernegi adiyla yeniden ortaya çikis ise bu gelismelerden bana göre fazla zaman sonra oldu.Hemen olsa idi farkli olabilirdi diye düsünüyorum
Yani bugün BD , BSD nin bana göre bir üst asamasidir.Bir anlamda rönesansidir.Ama yeniden kuruldugunda ati alan üsküdari geçmis idi.
iste bizim tekrardan bu yapilasmada "fahri üye olarak" bulunmamizin ve forumlarda dusuncelerimizi ifade etmemizin nedeni budur.Yine bir anlamda eskisi gibi ama bu kez olan biteni ve diger yapilanmalari yok saymadan.Ama bisiklet aleminde prensibi olmadan eften Püsften nedenlerle ayrilan,amip gibi bölünerek çogalan yapilasmalari elestirerek.Ve her zamanki gibi içinde yer alsak bile yanlis gördügümüz noktalari elestirmekten geri kalmayarak ve en önemlisi en genel planda, bisiklet hareketi içinde bir birlik ve dayanisma fikrinin ve davranisinin yayginlasmasi için ugrasarak.
Simdi gelinen noktada su bilinmelidir.
Basta BD olmak üzere bisiklet aleminde var olan her yapilasma; adi dernek olsun veya olmasin içi bos veya dolu, dogru seylerde yapsa YALNIZ OLMADIGININ bilincinde olmalidir.
Almanya'da subelerle tek örgüt vardir ADFC Alman genel bisiklet kulübü.Danimarka da öyle Isveç tede.
Fransa,Italya,ispanya'da (akdeniz yani) birden fazla yapilanmalar vardir.örnegin fransa'da merkezi veya mahalli 150 ye yakin yapilasma vardir ama hepsi tek bir BISIKLET KULLANICILARI örgütünde bir aradadirlar.Ve hepsi birden Avrupa Bisiklet Federasyonu üyesidir oda Avrupa Birligi içindedir.olay bu.Kisacasi farkliliklarda olsa birliktelik ön plandadir
Burada bisiklet bayramlarinda (bizim bogaz köprüsunden geçtigimiz ayni tarihte) birden fazla bisiklet örgütü saniyorum 7 veya 8 ayni gün ayri bayrakta açsalar bir arada pedallamakta ve bir takim aktivitelerde bir arada olmaktadirlar.Bu aktiviteler direkt bisiklete yönelik aktivitelerdir.
Yani bizdeki nin tam tersine.
Iste bu noktada geçmisteki köklerine ragmen BD yapilanmasi, geline noktada "ey bisikletçiler gelin burada birleselim" de dese-ki öyle birsey demiyor- bunun kiymeti yok.Elbette örnek çalismalar yapiliyor.Herkes yapiyor.8 Haziran bogaz köprüsü geçisi,19 Ekim Ankara turu; GPAturlari ,Dogaya sahip çikis gezileri vs.
Simdi herkes kendi yordaminca birseyler yapiyor.
Sunu iyice bilmek gerekmekte:
Avrupa'da bisiklet gelisiyor son sürat ama öncelikle (elbette
gelisimden ayri degil) oralarda örgütlenme yani tek dernek veya tek
federasyon birliktelik söz konusu bizde ise her kafadan bir ses
çikiyor.Kimse kimseyi dinlemiyor,okumuyor kisacasi saygi duymuyor.Ayni
seyler söyleniyor, ayni seyler yapiliyor ama digeri yok
sayiliyor.Dogru seyler söyliyen ve yapmaya çalsan çok
bisikletçi/bisikletlimiz var ama
asil sorun olan birlik ve dayanisma (ileriye dönük belki tek
federasyonlasma vb.) konularinda kimseden gik çikmiyor.
çok renkler olmali diyoruz.Olsun tabii.Herkes ayni dusunecek diye
birsey yok.ama bakiyorsun en mahalli birimlerde var olan bir avuç
bisikletçi eften Pûften yani belli prensibi olmayan nedenlerle ayri
dusuyor.
Ve su yapiliyor .Biz yolumuza gideriz gelen gelir gelmeyen gelmez.Bu herkesin birlestigi tek bakis açisi.
Hayal gibi geliyor veya bir klasik söze benziyor ama ben yine tekrar
edeyim.
Türkiyenin bisikletçileri gerçekten bisikletin gelismesini
istiyorsaniz birlesiniz!
saygilarimla
ali nejat
Tekerlek Izi Dergisi yazari
Bir bisiklet sever olarak 1999 yili 20 Temmuz'undan itibaren bir yanindan yakaladigim ve tanistigim Türkiye Bisikleti ile 2002 den itibaren de yurt disinda olmama ragmen baglarimi koparmadim bugüne kadar .
Olay Izmir'de basladi.Orada BSD subesi olmak istemeyen öne çikmis ve beraber oldugumuz unsurlarin destekçisi oldum.Bagimsiz dernek yapmak istediler.M.Suyabatmaz bu karara saygi gösterdi, ama ordaki bisikletçiler söylediklerini yapmadilar ve dernek olayini bosluga biraktilar (bugün IBd yi kuranlar onlar degiller zaten) bunun üzerine 2003 yili Agustos ayiydi.Olayi kendimizden baslatmak yerine, (bunu çok yapiyorlar bisiklet aleminde.Adam veya kadin bisikletçi bisiklet alemine giriyor ve kendisinden önce yapilanlari görmüyor,görmemezlikten geliyor,inkar ediyor ve amerikayi yeniden kesfetmeye kalkiyor.Ortaya mevcut durumlar çikiyor tabii.Biz bunu yapmadik.Ve ben bunu çok önemli görüyorum.Biz var olana gittik.Yillardir anlattigim prensip kavgasi böyle basladi.
Var olan neydi?
BSD.
Niye? ilkeleri,yapmak istedikleri,bakis açisi En önemliside bugün oldugu gibi örgütlenme Sivil toplum örgütü olmayi öne çikarma vb.Ama sunu yaptik.Hem dernegi savunduk,karsi çikanlara karsi durduk hemde yanlis gördüklerimizi elestirdik.Dernek Genel sekreteri Murat Suyabatmaz ile kendi imkanlarimizla 2003 velocity dünya kongresine katildik.Orada aslanlar gibi Tûrkiyeyi temsil ettik ilk kez.Geri gelince bunun önemini yazdik Bisiklet alemi olayi fazla iplemedi.Ardindan bir yandan dernegin subelerle temsicilerle büyümesi gerektigini ifade ederken -ki m.suyabatmaz (MS) da ayni fikirde idi- bir yandanda dernegi Avrupa Bisikletliler Federasyonuna üye ettik.Oybirligi ile kabul edildik.Kongreye su anda birisi BD YK Baskani M.Suyabatmaz ve BD "fahri üyesi" ben ve su anda ne yaptiklarini nerede olduklarini bilmedigim ve duymadigim iki dernek yöneticisi daha katildi.
Ondan sonra Federasyonun yillik kongresini Tûrkiye de yapmak için gösterdigimiz çaba -MS de dahil buna- tipki subeler,kongreler vb meselesinde oldugu gibi basarisizliga ugradi.çünki MS a ragmen dernek yönetimdeki kurucu sahis, "küçük olsun ama benim olsun" mantigini terk etmedi (bugün birçok yerde oldugu gibi)..subeler koptular ve herkes kendi yoluna gitti.
Ben 2004 yilinda BSD forumu çöktügü noktada MS ninde katildigi bazi arkadaslarinda oluruyla o dönemde Türkiye Bisiklet Hareketi Platformu yahoo grubunu olusturdum orada dûsundüklerimi savunmaya basladim ve o platforma hala ülkedeki belli basli yapilasmalarin ileri gelenleri hala üyedirler.Ama misyonunu tamamlamistir ve yakinda kapanacaktir.
Simdi, MS nin iyiniyetli ve dogru çizgideki çabalarina ragtmen BSD yönetimi subeler konusunda,Avrupa federasyonu konusunda birçok konuda yan çizince ..Bizim ülkedeki bagimsiz davranabilen subelerle TEK ÖRGÜT projemiz suya düstü.ve ondan sonra her yapi kendi dernegini toplulugunu yaratti hakli olarak.
BSD nin terk edilerek Bisikletliler Dernegi adiyla yeniden ortaya çikis ise bu gelismelerden bana göre fazla zaman sonra oldu.Hemen olsa idi farkli olabilirdi diye düsünüyorum
Yani bugün BD , BSD nin bana göre bir üst asamasidir.Bir anlamda rönesansidir.Ama yeniden kuruldugunda ati alan üsküdari geçmis idi.
iste bizim tekrardan bu yapilasmada "fahri üye olarak" bulunmamizin ve forumlarda dusuncelerimizi ifade etmemizin nedeni budur.Yine bir anlamda eskisi gibi ama bu kez olan biteni ve diger yapilanmalari yok saymadan.Ama bisiklet aleminde prensibi olmadan eften Püsften nedenlerle ayrilan,amip gibi bölünerek çogalan yapilasmalari elestirerek.Ve her zamanki gibi içinde yer alsak bile yanlis gördügümüz noktalari elestirmekten geri kalmayarak ve en önemlisi en genel planda, bisiklet hareketi içinde bir birlik ve dayanisma fikrinin ve davranisinin yayginlasmasi için ugrasarak.
Simdi gelinen noktada su bilinmelidir.
Basta BD olmak üzere bisiklet aleminde var olan her yapilasma; adi dernek olsun veya olmasin içi bos veya dolu, dogru seylerde yapsa YALNIZ OLMADIGININ bilincinde olmalidir.
Almanya'da subelerle tek örgüt vardir ADFC Alman genel bisiklet kulübü.Danimarka da öyle Isveç tede.
Fransa,Italya,ispanya'da (akdeniz yani) birden fazla yapilanmalar vardir.örnegin fransa'da merkezi veya mahalli 150 ye yakin yapilasma vardir ama hepsi tek bir BISIKLET KULLANICILARI örgütünde bir aradadirlar.Ve hepsi birden Avrupa Bisiklet Federasyonu üyesidir oda Avrupa Birligi içindedir.olay bu.Kisacasi farkliliklarda olsa birliktelik ön plandadir
Burada bisiklet bayramlarinda (bizim bogaz köprüsunden geçtigimiz ayni tarihte) birden fazla bisiklet örgütü saniyorum 7 veya 8 ayni gün ayri bayrakta açsalar bir arada pedallamakta ve bir takim aktivitelerde bir arada olmaktadirlar.Bu aktiviteler direkt bisiklete yönelik aktivitelerdir.
Yani bizdeki nin tam tersine.
Iste bu noktada geçmisteki köklerine ragmen BD yapilanmasi, geline noktada "ey bisikletçiler gelin burada birleselim" de dese-ki öyle birsey demiyor- bunun kiymeti yok.Elbette örnek çalismalar yapiliyor.Herkes yapiyor.8 Haziran bogaz köprüsü geçisi,19 Ekim Ankara turu; GPAturlari ,Dogaya sahip çikis gezileri vs.
Simdi herkes kendi yordaminca birseyler yapiyor.
Sunu iyice bilmek gerekmekte:
Avrupa'da bisiklet gelisiyor son sürat ama öncelikle (elbette
gelisimden ayri degil) oralarda örgütlenme yani tek dernek veya tek
federasyon birliktelik söz konusu bizde ise her kafadan bir ses
çikiyor.Kimse kimseyi dinlemiyor,okumuyor kisacasi saygi duymuyor.Ayni
seyler söyleniyor, ayni seyler yapiliyor ama digeri yok
sayiliyor.Dogru seyler söyliyen ve yapmaya çalsan çok
bisikletçi/bisikletlimiz var ama
asil sorun olan birlik ve dayanisma (ileriye dönük belki tek
federasyonlasma vb.) konularinda kimseden gik çikmiyor.
çok renkler olmali diyoruz.Olsun tabii.Herkes ayni dusunecek diye
birsey yok.ama bakiyorsun en mahalli birimlerde var olan bir avuç
bisikletçi eften Pûften yani belli prensibi olmayan nedenlerle ayri
dusuyor.
Ve su yapiliyor .Biz yolumuza gideriz gelen gelir gelmeyen gelmez.Bu herkesin birlestigi tek bakis açisi.
Hayal gibi geliyor veya bir klasik söze benziyor ama ben yine tekrar
edeyim.
Türkiyenin bisikletçileri gerçekten bisikletin gelismesini
istiyorsaniz birlesiniz!
saygilarimla
ali nejat
Tekerlek Izi Dergisi yazari