metin kaplan
22-06-2010, 13:03
Merhabalar.
Ben Metin Kaplan. Istanbul'da bisiklet kullanmaya yeni basladim. Bir arkadasimdan aldigim "Scott Reflex30" kullaniyorum. Isvec'in kuzeyinde, kutuplara yakin, -35 derecede bile herkesin bisiklete bindigi, kar temizleme araclarinin yaya ve araba yollarindan önce bisiklet yolunu temizledigi, bisiklete motorlu aracin yol verme zorunlu olan ve bu kurala uyulan, bisikletlilerin yollarin krali oldugu, Umeå adli kucuk bir sehirde Endustriyel Tasarim Master'i yapiyorum. Ama aralik2010'a kadar Istanbul'da olacagim.
Okulumuzun metal atölyesinde kendimiz bisiklet yaptigimiz, boya atölyesinde de boyadigimiz oluyor cogu zaman. Bircok avrupa ulkesi gibi kimse pahali bisiklet kullanmiyor. Her ne kadar calmak/araklamak/hacilamak gibi konularda inanilmaz etik ve ilkeli insanlar olsalar da, istisnai olarak bisiklet calmak buyuk bir ayip olarak görulmuyor. "Birisi bisikletini kilitlememis ise, bisikletini kamu kullanimina acmistir" zihniyeti var biraz. Her yer kullanilmaz durumda bisikletler ile dolu. Biz de onun tekerini al, bunun kadrosunu al, kaynak yap, temizle boya derken ortaya ilginc, bazen trajikomik, eserler cikariyoruz bos zamanlarimizda.
Istanbul trafigi gibi kurtlar sofrasi bir trafikte bisiklet ile kendine yer edinmek tehlikeli bir is. Daha önce böyle bir trafikte hic deneyimim olmamisti. Ama bu ve benzer forumlardan ögrendikleri ile guvenli bir sekilde birkac haftadir trafikte seyrediyorum. Bilgilendirmeleriniz icin cok cok tesekkurler. Taksim'den Rumelihisarustu'ndeki isyerime bisiklet ile gidip geliyorum. Haftasonlari da sehiricinde nerelere gidebilirsem artik. Ciddi manada sabah ve aksam bisiklete binmem istanbul'daki hayatimi degistirdi. Normalde öglene kadar yari uyur vaziyette bilgisayar karsisinda uyuklayan bir adamdim. Simdi sabah yarim saat pedal cevirme ile, dolasimimin ve metabolizmanin hizlandigini, uyandigimi hissediyorum. Artik gun icinde daha dinc, verimli ve mutluyum.
Acikcasi sabah-aksam seyrettigim, Taksim-Mecidiyeköy-Gayrettepe-Etiler hattinda bekledigimden cok daha rahat bir trafik seyri gördum. Suruculer mumkun oldugu kadar bisikletliye yaklasmamaya calisiyorlar ve cok temkinliler. Her ne kadar en tacizkar söförler taksiciler olsa da, yine en kibar suruculerin bircogu taksi söförleri. Muhtemelen bunun altindaki neden "duserse ezerim falan al basina belayi" felsefesidir. Veya o hattaki suruculerin genelde plazalardaki isyerlerine yetismeye calisan standartlarin ustunde egitim seviyesine sahip insanlar olusudur. Detaylar bir yana sonuc olarak su kisa surede edindigim trafik deneyimi söförler hakkindaki göruslerimi daha olumlu hale getirdi. Zira motosikletli arkadaslarim cok kötu hikayeler anlatiyorlardi.
ve en cok hosuma giden; yolda karsilikli giden iki bisikletlinin birbirine gulumsemesi, ve kirmizi isikta duran birbirine yabanci iki bisikletlinin hemen muhabbete tutusmasi. Bisikletin mutevazi, paylasimci ve dostcanlisi felsefesinin en kolay su yuzune cikan hali bu olsa gerek...
Ocak ayina kadar istanbul'da olacagim. sonrasi Allah Kerim... Gezi rotalarina arkadas arayan benimle irtibata gecerse cok sevirinim. Özellikle haftasonlari icin kendime rotalar aramaktayim.
Ayrica; her ne kadar islerim cok cok yogun olsa da, bisiklet ile ilintili tasarim konulari ile ilgili yardima ihtiyaci olan varsa, elimden geleni yardim etmeye calisacagim. Muhtemelen grafik-logo-renk tasarimi konusu bisikletliler icin önemli detaylar.
Forum ve sitede emegi gecen, bilgisini paylasan herkese sonsuz tesekkurlerimi sunarim.
Metin Kaplan
http://metinkaplandesign.blogspot.com/
NOT: Turkce karakter sorunu icin özur dilerim. Henuz turkce klavye kullanamiyorum.
Ben Metin Kaplan. Istanbul'da bisiklet kullanmaya yeni basladim. Bir arkadasimdan aldigim "Scott Reflex30" kullaniyorum. Isvec'in kuzeyinde, kutuplara yakin, -35 derecede bile herkesin bisiklete bindigi, kar temizleme araclarinin yaya ve araba yollarindan önce bisiklet yolunu temizledigi, bisiklete motorlu aracin yol verme zorunlu olan ve bu kurala uyulan, bisikletlilerin yollarin krali oldugu, Umeå adli kucuk bir sehirde Endustriyel Tasarim Master'i yapiyorum. Ama aralik2010'a kadar Istanbul'da olacagim.
Okulumuzun metal atölyesinde kendimiz bisiklet yaptigimiz, boya atölyesinde de boyadigimiz oluyor cogu zaman. Bircok avrupa ulkesi gibi kimse pahali bisiklet kullanmiyor. Her ne kadar calmak/araklamak/hacilamak gibi konularda inanilmaz etik ve ilkeli insanlar olsalar da, istisnai olarak bisiklet calmak buyuk bir ayip olarak görulmuyor. "Birisi bisikletini kilitlememis ise, bisikletini kamu kullanimina acmistir" zihniyeti var biraz. Her yer kullanilmaz durumda bisikletler ile dolu. Biz de onun tekerini al, bunun kadrosunu al, kaynak yap, temizle boya derken ortaya ilginc, bazen trajikomik, eserler cikariyoruz bos zamanlarimizda.
Istanbul trafigi gibi kurtlar sofrasi bir trafikte bisiklet ile kendine yer edinmek tehlikeli bir is. Daha önce böyle bir trafikte hic deneyimim olmamisti. Ama bu ve benzer forumlardan ögrendikleri ile guvenli bir sekilde birkac haftadir trafikte seyrediyorum. Bilgilendirmeleriniz icin cok cok tesekkurler. Taksim'den Rumelihisarustu'ndeki isyerime bisiklet ile gidip geliyorum. Haftasonlari da sehiricinde nerelere gidebilirsem artik. Ciddi manada sabah ve aksam bisiklete binmem istanbul'daki hayatimi degistirdi. Normalde öglene kadar yari uyur vaziyette bilgisayar karsisinda uyuklayan bir adamdim. Simdi sabah yarim saat pedal cevirme ile, dolasimimin ve metabolizmanin hizlandigini, uyandigimi hissediyorum. Artik gun icinde daha dinc, verimli ve mutluyum.
Acikcasi sabah-aksam seyrettigim, Taksim-Mecidiyeköy-Gayrettepe-Etiler hattinda bekledigimden cok daha rahat bir trafik seyri gördum. Suruculer mumkun oldugu kadar bisikletliye yaklasmamaya calisiyorlar ve cok temkinliler. Her ne kadar en tacizkar söförler taksiciler olsa da, yine en kibar suruculerin bircogu taksi söförleri. Muhtemelen bunun altindaki neden "duserse ezerim falan al basina belayi" felsefesidir. Veya o hattaki suruculerin genelde plazalardaki isyerlerine yetismeye calisan standartlarin ustunde egitim seviyesine sahip insanlar olusudur. Detaylar bir yana sonuc olarak su kisa surede edindigim trafik deneyimi söförler hakkindaki göruslerimi daha olumlu hale getirdi. Zira motosikletli arkadaslarim cok kötu hikayeler anlatiyorlardi.
ve en cok hosuma giden; yolda karsilikli giden iki bisikletlinin birbirine gulumsemesi, ve kirmizi isikta duran birbirine yabanci iki bisikletlinin hemen muhabbete tutusmasi. Bisikletin mutevazi, paylasimci ve dostcanlisi felsefesinin en kolay su yuzune cikan hali bu olsa gerek...
Ocak ayina kadar istanbul'da olacagim. sonrasi Allah Kerim... Gezi rotalarina arkadas arayan benimle irtibata gecerse cok sevirinim. Özellikle haftasonlari icin kendime rotalar aramaktayim.
Ayrica; her ne kadar islerim cok cok yogun olsa da, bisiklet ile ilintili tasarim konulari ile ilgili yardima ihtiyaci olan varsa, elimden geleni yardim etmeye calisacagim. Muhtemelen grafik-logo-renk tasarimi konusu bisikletliler icin önemli detaylar.
Forum ve sitede emegi gecen, bilgisini paylasan herkese sonsuz tesekkurlerimi sunarim.
Metin Kaplan
http://metinkaplandesign.blogspot.com/
NOT: Turkce karakter sorunu icin özur dilerim. Henuz turkce klavye kullanamiyorum.