PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ulaşımda Bisiklet Kullanımı Nasıl Özendirilir


13-08-2008, 00:24
Sezai Ağabeyin aşağıdaki yazısını paylaşalım istedim.


Bu yazı daha önce velespit.com "Çeşitli Bisiklet Konuları" köşesinde yayımlanmıştır.


Yazan: Sezai Oktay

Bisikletin faydalarını biliyoruz. Bisikletin kent içi ulaşım için çok iyi bir seçenek olduğunu da biliyoruz. bisikletli ulaşımın çevreye, ekonomiye, sağlığa yararları her yerde yazılıyor, anlatılıyor. Bisiklet kullanımının teşvik edilmesi, yaygınlaşması için bir takım tedbirlerin alınması gerektiği resmi raporlara bile giriyor. Bisiklet dernekleri bisiklet yolları, parkları istiyor. Peki, dinleyen var mı? Yok. Neden? Çünkü, bisiklete binen yok.

Şu habere http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4299402&yazarid=18 göre İstanbul?da en az 400.000 yetişkinin bisikleti olması lazım. Peki, İstanbul'da spor, gezi veya ulaşım amaçlı bisiklete düzenli olarak binen 1.000, hadi 4.000 kişi var mıdır acaba? On binlerce bisikletli yollara çıkmadıkça sizi kim ciddiye alır? Hangi siyasetçi, kent yöneticisi, bakan, milletvekili, v.s. sizi dinler? Niye kent yönetimleri ha babam yol, kavşak yapmaya çalışıyor? Sadece İstanbul?da her gün 300 mü, 600 mü ne araba trafiğe çıkıyor. Trafikte sıkışan feryadı basıyor. İlgililer de vatandaşın feryadına yetişmeye çalışıyor doğal olarak.

Diyeceksiniz ki düzgün bisiklet yolları, park yerleri, bisiklete ayrılmış banliyö vagonları falan olsa insanlar bisiklete biner. Doğru; ama bunların olması için önce elde dişe dokunur bir miktar bisikletli olması lazım ki... İşte geldik yine ciddiye alınma sorunsalına.

Diyelim ki elde kent içi ulaşım problemini ciddi olarak çözmeye çalışan bir hükümet veya belediye var. Yine bunlar, akıllı insanlar oldukları için otomobiller yürüyebilsin diye habire yollar, kavşaklar yapan insanlar olmasınlar. Ayrıca, bisikletin toplu ulaşım araçlarıyla eşgüdümlü olarak kullanımını bile düşünebilecek kadar zeki olsunlar. Yani böyle bir yönetim, mesela, insanları bisiklete binmeye teşvik etmeye kararlı olsun; hatta ?Ben bu millete bisikleti sevdirmezsem ne olayım? veya ?Herkes ya bisiklet sürecek, ya bisiklete binecek? gibi bir iddiayla ortaya çıksın. Tabii, kapitalist demokratik(!) sistem içinde zorla güzellik olmaz. Biz sadece bisikleti teşvik edeceğiz; isteyen kullanır, istemeyen kullanmaz.

İşte ?Kent İçi Ulaşımda Bisiklet Kullanımının Teşvik Edilmesi Hakkında Kanun?un esasları:

1. İşe, okula, çarşıya, pazara, pikniğe, Kahve Dünyası'na veya Mado'ya özel otomobille gitmeyi engellemenin en kestirme yolu benzini -veya motorini- özel otolar için dayanılmaz pahalı yapmaktır; mesela şimdikinin dört katı gibi. O zaman insanlar, özel araç olarak -aklın yolu bir olduğundan- mecburen bisiklet kullanırlar.

Tabii o kadar insafsız olmamak lazım. Otomobil, hastaneye gitmek veya ülkenin güzelliklerinde dolaşılan unutulmaz bir yaz tatili için de gerekli. Benim önerim, her motorlu araç için plakasına yazılı bir karne (kredi kartı) olsun. Aracın kullanım şekline göre (taksi, ticari, TIR, otobüs, yat, traktör, moped, v.s.) makul bir düzeyde yıllık yakıt miktarı şimdikinden de ucuz (sübvansiyonlu) olsun. Bu miktarı aşan araçlara akaryakıt fiyatı -kademeli olarak- dört katına kadar zamlı uygulansın. Böylece hem az yakan araçların, hem de toplu ulaşım araçlarının kullanımı artar; ülke ekonomisine, çevreye büyük katkı sağlanır.

2. Bisikletlilerin toplu ulaşım araçlarından yararlanarak uzun mesafeler alabilmelerinin sağlaması büyük şehirlerde çok önemli. Bence bu, bisiklet yollarından da öncelikli bir konu.

Trenlere, metroya, tramvaya bisiklet vagonları eklensin. Belediye otobüslerinin, servis araçlarının arka taraflarına bisiklet taşıma platformları yapılsın. Vapurlar şimdilik idare ediyor.

3. Karayolları Trafik Kanununda bisiklete ilişkin düzenlemelerin gözden geçirilmesi ve bisikletlileri koruyan maddeler eklenmesi gerekmektedir.

4. İlköğretim okullarında uygulamalı ?trafik ve bisiklet? dersleri olmalıdır.

5. Bisiklet üretimini, satışını, kullanımını teşvik edici mali düzenlemeler yapılmalıdır.

6. Son olarak da, bisiklet altyapısının düzenlenmesi gerekir; yani bisiklet yolları, parkları, trafik işaretleri, v.s.

Böyle bir teşvik yasası biz AB'ye girince belki çıkar (yani benim pek umudum yok). Peki bisikletseverler ne yapsın?

İşte birkaç öneri:

* Her fırsatta bisikletinizle yollara çıkın; alışverişe -mümkün olduğunca- işe, okula, gezmeye bisikletinizle gidin; bisiklet gruplarına takılın; yani ortalıkta görünün, bisikletin reklamını yapın.

* Bisiklet kullanmak, her ne kadar ehliyet gerektirmese de, yola çıkmak için trafik kurallarını bilmek gerekir. Biraz ustalaştığınızda trafikte bisiklet sürmek büyük keyiftir. Bağdat Caddesinde Ferrari'den daha çabuk yol alırsınız. Aşağıdaki noktalara dikkat ederseniz bisikletin reklamına faydanız olur:

-> Bisiklet kullanmakta ustalaşın; eliniz, ayağınız gibi olsun.

-> Kullanımınıza uygun kıyafetler giyin ve GÖRÜNÜN!

-> Kaldırımda gitmek zorunda kalırsanız, yayalara son derece saygılı olun. Bekleyin, yürüyün, kenara çekilin, yol verin.

-> Otomobil sürücüleriyle tartışmayın. Taciz eden araçları trafik polisine bildirin; inanın yardımcı olurlar, ciddi durumlarda telsizle duyuru yapıp ceza bile yazdırırlar.

-> Trafik kurallarına uyun; ışıklarda, kavşaklarda yavaşlayın.

-> Dikkatli olun, diğer araç sürücülerinin sizi gördüğünü varsaymayın.

-> Kalabalık, trafiği yavaş akan yollar bisiklete uygundur. Hele bir de kaldırım kenarına park etmiş araçlar varsa, sağ şeritte size kocaman bir yol kalır. Yalnız, bu gibi yerlerde park eden araçlara çok sokulmayın, karşınıza kapı çıkabilir(!)

* Yaşadığınız aksaklıkları ilgililere yazın, duyurun.

Bazan şikayetler ilginç sonuçlara yol açabiliyor. Geçenlerde iki arkadaş hızlı feribotla Pendik'ten Yalova'ya bisikletle geçtik. Bisiklet için ücret almak istediklerinde, tarifelerinde bisiklet kelimesi geçmiyor diye itiraz ettik. ?Yük? dediler, ona da ?Otuz kiloyu geçmiyor? diye itiraz ettik. Neyse, gidiş-geliş bisikletler için para vermedik. Ertesi hafta İznik'e gezi yapan arkadaşlar aynı yolu denediklerinde, Pendik'ten geçmişler ama Yalova'dan dönüşü becerememişler; epey bir tartışma yaşanmış. İDO'ya, Büyükşehir Belediyesine dilekçeler falan... Sonuç: İDO iç hatlarda (vapurlar hariç, onlar hâlâ kurtarılmış bölge) bisiklet 2,00 YTL, dış hatlarda 4,00 YTL, internetteki tarifeye eklemişler. Bu arada, aklınızda olsun, Kartal-Bostancı-Yalova deniz otobüsü hattı iç hat sayılıyor: Akbil (yolcu) + 2,00 YTL (bisiklet).

* Sesinizi duyurun: Bisikletli toplumsal etkinliklere katılın. Okuyucu köşelerine yazın. Tanıdığınız siyasilere, kent yöneticilerine, gazetecilere bisikleti anlatın.

* Bisiklet yarışlarına gidin (seyirci olarak), bisikletin ülkemizde çok ilgi gören bir spor dalı olduğu zannedilsin:))

Bir gün, bisikletlilerin otomobillilerden daha çok görüldüğü kentlerimiz olması dileğiyle.


Sezai Oktay, Haziran 2008 - Feneryolu

arda
13-08-2008, 22:17
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ulaşım daire başkanlığına bisiklet yolları yapımı ile ilgili sorduğum sorunun cevabı aynen gönderiyorum.Ben şahsen hiçbişey anlamadım yorumlarınız bekliyorum saygılar

Ulaşım Planlama Müdürlüğümüz tarafından ?İstanbul Genelinde Bisiklet Yolları ve Yaya Yollarının Etüd, Planlama, Projelendirilmesi ile Bölgesel Ulaşım ve Trafik Etütlerinin Yaptırılması İşi? adı altında ihale çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

Bu çalışma kapsamında; öncelikle yurtiçi ve yurtdışı uygulamalardan örnekler belirlenmiş, bu örneklerin planlama-projelendirme-uygulama aşamaları detaylı şekilde incelenmiş, mevcut yasal durum incelenerek çalışmalar esnasında uyulması gereken ilgili kanun ve yönetmelikler, çeşitli kriterlerin belirlendiği TSE Standartları ve AB normları tespit edilmiştir. Bu tespitlerin ve mevcut doku, sosyal yapı, arazinin eğim durumu, vb. planlama kriterlerinin dikkate alınması ile, İstanbul genelinde mevcut ve planlanan ulaşım sistemlerine (toplu taşıma sistemleri, raylı sistemler, transfer merkezleri,vb.) entegrasyonu sağlanacak şekilde ?Bisikletli ve Yaya Ulaşım Sistemi? oluşturulmuştur.

Planlanan bisiklet yolları ve yaya yollarının mevcut ve planlanan ulaşım sistemleri, toplu taşıma sistemleri, raylı sistemler ve transfer merkezleri ile entegrasyonun sağlanması, alt-üst geçitler ve kavşak geçişlerindeki geometrik düzenlemelerin yapılması, bisiklet ve motosiklet park yerlerinin düzenlenmesi gibi detaylı çalışmalar projenin en önemli safhalarındandır.

Bu ihale kapsamında 5216 sayılı yasa ile belirlenmiş olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki 27 ilçe belediyesi (Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beykoz, Beyoğlu, Büyükçekmece, Eminönü, Esenler, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sarıyer, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Zeytinburnu) ve 5 ilk kademe belediyesi (Bahçeköy, Bahçeşehir, Gürpınar, Kavaklı, Yakuplu) genelinde 630km. uzunluğundaki proje alanı içerisinde ?Bisikletli ve Yaya Ulaşım Sistemi? oluşturulmuştur. Bu sistem içerisinde ilçeler arasındaki bağlantıların ve güzergah devamlılığının sağlanmasına yönelik 630km?lik bisiklet yoluna ara bağlantılar ilave edilerek toplam bisiklet yolu uzunluğu 1004km?ye çıkartılmıştır.

ULAŞIM PLANLAMA

MÜDÜRLÜĞÜ

hakanozhan
10-09-2008, 13:02
Lisans olayı nedir? Ne işe yarar?

Ben dahil birçok kişi bilmiyor bir açıklarmısınız?

mr-bike
10-09-2008, 14:46
sporcular için zorunlu bir kimlik her yıl vize edilmek zorundadır eğer sportif bir yarışmaya katılmayacak iseniz hiç bir fayda ve anlamı yok eğer yarışmalara katılmayacak ve sadece sağlıklı yaşam için spor anlamında binen bir sürücü iseniz o takdirde Herkes için spor federasyonunu lisansı çıkartabilirsiniz bununda şu anda size sağlayabileceği bir ayrıcalık malesef yok. Eğer lisans almalıyım diye düşünenlerden iseniz en doğru lisans HİSF lisansı olmaktadır.

HİSF lisanssının dolaylı olarak ulaşımda bisiklet kullanımının özendirilmesi ile ilgili resmi bir bağlantısı kurulabilir, bu da bisikletle ulaşım aynı anda sağlıklı yaşam için herkes için düzenli spor anlamı ile bağdaşabilir. Ama bisiklet federasonunun resmi ve asli görev ve sorumluluk alanı bisiklet sporunu ve sporcusunu yetiştirmek, hakem ve antrenör sağlamak gibi üst düzey sportif sorumlulukla görevlendirilmiştir.

mr-bike
10-09-2008, 22:08
Mustafa Bey Lisans aldığınızda otomatikman federasyona kayıtlı sporcu oluyorsunuz GSİM federasyon alt yapıları için zemin oluşturuyor.Branşlar için müracaat edenlere tesis vepersoneli ile lisans işlemlerini federasyon için gerçekleştiriyo, İki kurum ortak çalışıyor. GSİM yerelde tesis ve organizasyon alt yapı ve personeli ile federasyonun lisanslama, yarışma organizasyonu, tesis gibi ihtiyaçlarını karşılıyor ( bütçe imkanları doğrultusunda tabii )

HİSF gelince malesef federasyon genel politikası olarak anadolu kentlerinde yürüyüş yapmak dışında AVRASYA MARATONU dahil kitlelere dönük bir faaliyet istenmiyor. Bu konuda karar merci Başkan ve federasyon yönetim kuruludur.

Açık hava spor aletlerinin kondüsyon bisikletleri gibi federasyonla herhangi bir ilgisi yoktur.

Bisiklet parkurları yapılması 2 yıldır düşündüğüm bir konu ancak HİSF il temsilciliği bütcesi - 0 YTL - olduğundan
ilk sorun bütce, ikincisi yangın tehlikesi nedeni ile orman içlerinde parkur yapılması istenmiyor.

Car free day ( otomobilsiz gün ) etkinliği gibi organizasyonlarda bisiklet önemli bir yer tutuyor.
Özellikle aynı hafta yapılan European Mobility week ( ulaşımda hareketlilik ve ulaşım haftası ) ama aktörlerinden biridir ve önümüzdeki günlerde bu konudaki etkinliğimize arzu ederseniz katılabilirsiniz.

Etkinlikler sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler işbirliği ile düzenlenecektir.

mr-bike
11-09-2008, 00:42
hayır sadece yaya derneği değil biz dahil bir çok sivil toplum örgütü etkinlik için çalışıyoruz.
Ancak cuma günü açıklama yapabileceğiz.