PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şeytan Arabası ANTALYA ‘da


hamtunay
10-05-2010, 00:47
Rahmetli babamdan miras kalmıştır bana araba düşmanlığı. Nedendir bilinmez ailecek araba denen nesne ye karşıyızdır. Bizim için taşıt önce tren ve tramvay sonrada rahmetli babamın tarifiyle Şeytan Arabası, yani bisiklettir.

Dışarıda, inanılmaz bir araba gürültüsü var. Korna sesleri hayvan gibi motor homurtularına öncülük ediyor sanki. Bir de kocaman motosikletlerin, motor patırtısı var ki sanırsınız akşamın bonusu, lahavle çekerken, salavat getirirken kendimden geçmişim efendim.

Hikaye bu ya….
Ak Sakallı bir dede elimden tutmuş beni Antalya da gezdiriyor. Etrafta bir sessizlik var. İnanılacak gibi değil. Dedeye soruyorum, ‘’ A benim Ak Sakallı dedem, bu ne güzel asudeliktir, araba denen kanlılarım nerde benim?’’
Dede gülerek anlıyor demek istediğimi ve eliyle Kale kapısında durakta, bekleyen şeytan, arabalarını gösteriyor. ‘’ İşte artık bu çek, çek bisikletliler yapıyor taşımacılığı, diyor. Bir de tramvaylar var. Senin dediğin o mazotlu, benzinli araba denen canavarlar artık yok. Şimdi bu Şeytan Arabaları kullanılıyor, insanlar bunlarla taşınıyor. Güneş panelleri kullanılıyor bu arabacıklar da. Benzin, Mazot yok, havada temiz. Tabii gürültü de bitik, anlayacağın, tam senin istediğin gibi.

Bu arada bakıyorum Şarampol tarafından gelen eski bir dost, Antalya spor eski başkanı Sedat Peker gülerek el sallıyor. O da bir bisiklet almış onu kullanıyor araba yerine… vay canına her taraf bisiklet..Vay anasına, bu yanımızdan geçen de Evcilmen başkan değilmiydi? Yahu ne oluyor?

Ak Sakallı dedem şaşkınlığıma gülüyor ve ‘’Gel gidip bakalım bir de Cumhuriyet Meydanı’na. Bizim o taş meydan gitmiş yerine sırf yeşilin hakim olduğu bir meydan gelmiş. Koca gölge veren ağaçlar kaplamış cumhuriyet meydanını. Her taraf çiçek kesmiş, her türlü kuşlar mesken tutmuş burayı. Bir de çirkin reklam panoları yok edilmiş. Şaşkınlıktan gözlerim faltaşı gibi.. sevinçle ve keyifle Konya altı caddesine doğru yürüyoruz ak sakallı dedemle.. Birde bakıyorum karşıdan üç dört güneş enerjili bisikletliden oluşan bir konvoy geliyor. En öndeki Şeytan Arabasında bir de fors var. ‘’Aaaa!’’Bu büyük şehir Belediyesinin forsu. ‘’ Ana,’’ Sayın başkan Akaydın makam arabası Mercedes’i terk etmiş bu şeytan arabasını makam aracı eylemiş. Başkan gülerek selam veriyor bize, şoför yerinde, Şeytan arabamızın mucidi Abdullah Kıldan, havalı bir fren koyup yanımızda durduruyor vesaiti.

Başkana saygılarımı ve hayranlığımı sunuyorum bu durum hakkında. Bu arada ikinci vesaitten Genel sekreter Mehmet Aktekin atıyor adımını yola. Onunla beraber para kumandanı, eli sıkı namı, Ufuk Okan. Daha ardındaki Şeytan arabasında sportif genel müdür Yıldıray Sapan var. O gençliğine güveniyor herhalde, çünkü makam bisikleti sürücüsü kullanmıyor. Direksiyonda kendisi… Bir de hava olsun diye ‘’ vart, vart ‘’ diye öten fayton kornası takmış bisikletine ki görmeye, dinlemeye değer.

Sevgili okurlar inanılmaz samimi ve içten bir manzara inanın. Herkesin yüzünde huzurlu ve mutlu olmanın nuru var. Bu nur herkesi sarıp sarmalamış. Karşı taraftan on tane kadar Şeytan arabasın da turistler müze turuna gidiyorlarmış. Başkanla selamlaşıyorlar. Uzatmayalım bizde belediyeci konvoyunu işlerine yolcu edip Ak sakallı dedemle yürüyüşümüze devam ediyoruz. Tramvayların sayısı çoğalmış; ama hepsi dolu, Vatandaş çare bulunca, tabi soğumuş araba denen canavarlardan, yürüyenler inanılmaz sayıda fazla. Talebelerin hepsi, bisiklet kullanıyor. Ak Sakallı dedem benim bu mutluluğa fazla dayanamayacağımı anladı ki, silkeleyip uyandırdı beni. Yoksa mutluluktan bir yerlere uçup gideceğim herhalde. Sayın okurlarım rüya, müya, ne derseniz deyin, ben mutlu, güzel bir düş yaşadım. Ama bir dakika, ama bir saat, bilemem.. Antalya’ mı böyle sessiz, böyle huzurlu görmek yetti bana. Keşke rahmetli babacığımda görseydi benim yaşadıklarımı. Bu arada aklıma düşüyor da sesli söylemeye çekiniyorum. Acaba bu Şeytan arabasında olmasın bütün bu güzelliğin marifeti. Siz, siz olun ‘olmaz olmaz’ demeyin. İster Velosipet deyin, İster bisiklet, ister şeytan arabası bu alet iyi alet..

Sağlıkla kalın. Hamiş; sağlıkla kalın deyince aklıma geldi, gördüğüm rüya da bir tane bile göbekli adem yoktu. Acep niye dersiniz… ( Oğuzhan ÖZENCİ ‘ den alıntıdır.) Saygı değer Yazarımız’a bisikletçilerin de, gerçekte görmek istediği bu tür olguyu, rüya anlatımı ile gerçekleşmesini istediği bu güzellikleri, gündeme getirdiği için çok teşekkür ederim. Sağlık ve bisikletli kalın.

Halil Atalay
10-05-2010, 12:50
elinize sağlık