PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 18.04.2010 Pazar, Bucak-Antalya Gezisinden İzlenim ve Fotoğraflar


hamtunay
22-04-2010, 21:52
Sisli bir pazar sabahının ardından, salkımı söğütler gibi sarkarak, bıraktı su buharlarını, içindeki serin sabaha. Nazlanarak koyulduk bucak yoluna, yine bir yol, yeni bir bisiklet aşkına, İnanıyordum, içinden geçenlere sevinen bir yüzle, konuşmadan hayallerle süslenen bu yolda. Vardığımızda ilçeye, karşılandık hürmet ve sevgiyle, hazırlanmıştı bisiklet, en güzel görüntüsüyle sahibini beklercesine, sahibi şöyle bir baktı, bisiklete, sevinçten, parlamıştı gözleri, binme hayaliyle. Bahar saklanmış erik ağacı çiçekleri, gülerken hayata, bucakta, kırsal dağları verimli ovaları, eteğinde, bahçelerinde, evlerinde pencerelerinden fesleğen sarkıtan, sabah seherinin buğusu, leylak kokusu sızdıran evler. Dar sokakları geçince kenardan, koyulduk tekrar yola, karşımızdan esen rüzgar sanki bize duvar, tutarak gövdemizden bizi, nereye böyle! Bu kadar kısa mı, misafirliğiniz dercesine, düşünce yorgunluk bacaklarımıza, yokuş oldu, tepe oldu sanki, düz yollar, rüzgarı karşıdan görünce. İçimizden, kesilsin bu rüzgar, diye haykırdığımız virajlar. Çıktıkça yokuş yukarı, o mavi sisler içinde gökyüzüne dokunur gibi görünen, yüksek dağlardan izin istedik ürpererek. Hızla inerken çubuk belinden, rüzgarlar düştü peşimize uğultularla, kulaklarımızı tıkayarak, vardığımızda düzlüğe, sırt üstü uzanmak geldi içimizden çayıra çimene, taki yaklaşmakta olduğumuz benzinliğe, misafir olmak hayaliyle. Birer küçük yelpaze kadar, büyük ellerini sallayarak buyur etti bizi mekana, hele o siyah gözlerde ki zeka parıltıları içerisinde, misafir edip çay ve su ikram eden özgür bey, sanatkar eliyle uyumlu çizgileri çizilmiş, fakat renklendirilmemiş bir resim idi, bizi konuk kabul eden benzinlik çevresi, Bakışları kafese konmuş bir kuşun gök yüzüne bakışını andırır dinlenirken, yorgun bisikletçinin nefes alıp verişi, serin bir ağaç gölgesi edasıyla, dinlendirici bir molanın ardından, müsaade istedik özgür beyden, teşekkür ederek, yine tek başına, yalnız, yapayalnız kalacağını hatırladı bizleri uğurlarken, bir şamdan ışığına gözlerini dikerek, nemlenmiş gözlerle baktı derinlere, yaratılışımızdaki gizemlerin, anlaşılmaz bir duygusunu uyararak.mimiklerinde,sevgiyle sıkışan eller, sallanıyordu şimdi ateş böceği izinde. İlerde dumanı siyah, kirli beyaz ve gri doğayı yavaş, yavaş katleden alçı, kireç fabrikası, bunaltıcı ve havasız bir ortam yaratıyordu, nefes üzerinde, geçtik hızlıca, nefes almadan yanından, hasretle bıraktık arkamızda kırk göz göletini, yaseminlerin yüzüşüne tanık olup, komşuları kurbağa ve su kaplumbağalarına bakarak, köprüde resimledik onları dere kenarında, düden şelale kaynağında, hızlı ve seri basarak pedaller’e, durmak yok artık, varıncaya kadar kepez dinlenme seyir tepesine, fotoğrafladık hatıramızı, bakarken şehre, üşütüyor derinden,etkisini gösteren meltem rüzgarı, en ince sinirlerimize kadar işleyerek, terlemiş vücudumuzu titreterek, izliyoruz Antalya’yı hasretle anan,gözlerimizde sevinçle. 18.04.2010 S:18:45

hamtunay
22-04-2010, 22:15
http://img217.imageshack.us/img217/112/aydnlnkalbi.jpg
aydınlığın kalbi
http://img405.imageshack.us/img405/2065/benvezgrbey.jpg
hamtunay ve özgür bey
http://img99.imageshack.us/img99/8890/hamtunayveniyazibey.jpg
hamtunay ve niyazi abi
http://img143.imageshack.us/img143/7206/hamtunayvezgrbey.jpg
özgür bey ve hamtunay
http://img408.imageshack.us/img408/6835/bitsindediimizvirajlar.jpg
bitsin dediğimiz virajlar
http://img442.imageshack.us/img442/8936/doakatledicisialfabrika.jpg
Doğa katledicisi
http://img140.imageshack.us/img140/7447/baharnmjdecileri.jpg
Baharın müjdecisi
http://img99.imageshack.us/img99/7483/bisiklettekeyif.jpg
Bisiklet keyfi
http://img99.imageshack.us/img99/7303/istikametantalya.jpg
İstikamet Antalya
http://img408.imageshack.us/img408/966/hazrlk.jpg
Hazırlık
http://img405.imageshack.us/img405/9240/kepezseyiralan.jpg
Kepez seyir alanı
http://img293.imageshack.us/img293/1295/kepezseyiryerindenantal.jpg
Seyir alanından Antalya
http://img442.imageshack.us/img442/9955/krkgzgletkenar.jpg
Kırkgöz gölet kenarı
http://img140.imageshack.us/img140/7518/krkgzhamtunay.jpg
Hamtunay kırkgöz de
http://img143.imageshack.us/img143/9834/krkgzpiknikalan.jpg
Kırkgöz piknik alanı
http://img408.imageshack.us/img408/7182/kprzerindesukaplumbaala.jpg
Kaplumbağa köprüsü
http://img215.imageshack.us/img215/4107/nazlsu2.jpg
Nazlı su
http://img215.imageshack.us/img215/2641/krkgzdemolaniyaziabi.jpg
Kırkgözde mola
http://img215.imageshack.us/img215/7922/nehrevurulankelepe.jpg
Nehre vurulan kelepçe
http://img405.imageshack.us/img405/2490/niyazibeyvezgr.jpg
Dinlenme yeri
http://img293.imageshack.us/img293/2644/sukaplumbaas.jpg
Su Kaplumbağaları
http://img408.imageshack.us/img408/6664/tepedendabelineyorgunbi.jpg
Dağ beline kuş bakışı
http://img215.imageshack.us/img215/5121/zorlubirrampa.jpg
Zorlu rampalar
http://img215.imageshack.us/img215/7233/yaseminlerinserpilii.jpg
Yaseminlerin sergisi

Sehnaz
23-04-2010, 13:09
Güzel görüntüler..Kutlarım sizi..

hamtunay
24-04-2010, 03:53
teşekkür ederim şehnaz hanım

Halil Atalay
25-04-2010, 22:56
gürüntüler süperrrrr antalya her zaman sevdiğim memleketdir inşallah bir daha gelmek nasip olur

asker
26-04-2010, 13:07
Eline sağlık kardeş. Benim bir şey dememe gerek kalmamış. Bu gezimize daha fazla arkadaşımız iştirak edecekti. Ama; aynı gün Antalyada üç değişik bisiklet etkinliği vardı.

hamtunay
26-04-2010, 20:56
Halil bey ne demek, tabiki her zaman bekleriz.

Sehnaz
27-04-2010, 15:26
Sisli bir pazar sabahının ardından, salkımı söğütler gibi sarkarak, bıraktı su buharlarını, içindeki serin sabaha. Nazlanarak koyulduk bucak yoluna, yine bir yol, yeni bir bisiklet aşkına, İnanıyordum, içinden geçenlere sevinen bir yüzle, konuşmadan hayallerle süslenen bu yolda. Vardığımızda ilçeye, karşılandık hürmet ve sevgiyle, hazırlanmıştı bisiklet, en güzel görüntüsüyle sahibini beklercesine, sahibi şöyle bir baktı, bisiklete, sevinçten, parlamıştı gözleri, binme hayaliyle. Bahar saklanmış erik ağacı çiçekleri, gülerken hayata, bucakta, kırsal dağları verimli ovaları, eteğinde, bahçelerinde, evlerinde pencerelerinden fesleğen sarkıtan, sabah seherinin buğusu, leylak kokusu sızdıran evler. Dar sokakları geçince kenardan, koyulduk tekrar yola, karşımızdan esen rüzgar sanki bize duvar, tutarak gövdemizden bizi, nereye böyle! Bu kadar kısa mı, misafirliğiniz dercesine, düşünce yorgunluk bacaklarımıza, yokuş oldu, tepe oldu sanki, düz yollar, rüzgarı karşıdan görünce. İçimizden, kesilsin bu rüzgar, diye haykırdığımız virajlar. Çıktıkça yokuş yukarı, o mavi sisler içinde gökyüzüne dokunur gibi görünen, yüksek dağlardan izin istedik ürpererek. Hızla inerken çubuk belinden, rüzgarlar düştü peşimize uğultularla, kulaklarımızı tıkayarak, vardığımızda düzlüğe, sırt üstü uzanmak geldi içimizden çayıra çimene, taki yaklaşmakta olduğumuz benzinliğe, misafir olmak hayaliyle. Birer küçük yelpaze kadar, büyük ellerini sallayarak buyur etti bizi mekana, hele o siyah gözlerde ki zeka parıltıları içerisinde, misafir edip çay ve su ikram eden özgür bey, sanatkar eliyle uyumlu çizgileri çizilmiş, fakat renklendirilmemiş bir resim idi, bizi konuk kabul eden benzinlik çevresi, Bakışları kafese konmuş bir kuşun gök yüzüne bakışını andırır dinlenirken, yorgun bisikletçinin nefes alıp verişi, serin bir ağaç gölgesi edasıyla, dinlendirici bir molanın ardından, müsaade istedik özgür beyden, teşekkür ederek, yine tek başına, yalnız, yapayalnız kalacağını hatırladı bizleri uğurlarken, bir şamdan ışığına gözlerini dikerek, nemlenmiş gözlerle baktı derinlere, yaratılışımızdaki gizemlerin, anlaşılmaz bir duygusunu uyararak.mimiklerinde,sevgiyle sıkışan eller, sallanıyordu şimdi ateş böceği izinde. İlerde dumanı siyah, kirli beyaz ve gri doğayı yavaş, yavaş katleden alçı, kireç fabrikası, bunaltıcı ve havasız bir ortam yaratıyordu, nefes üzerinde, geçtik hızlıca, nefes almadan yanından, hasretle bıraktık arkamızda kırk göz göletini, yaseminlerin yüzüşüne tanık olup, komşuları kurbağa ve su kaplumbağalarına bakarak, köprüde resimledik onları dere kenarında, düden şelale kaynağında, hızlı ve seri basarak pedaller’e, durmak yok artık, varıncaya kadar kepez dinlenme seyir tepesine, fotoğrafladık hatıramızı, bakarken şehre, üşütüyor derinden,etkisini gösteren meltem rüzgarı, en ince sinirlerimize kadar işleyerek, terlemiş vücudumuzu titreterek, izliyoruz Antalya’yı hasretle anan,gözlerimizde sevinçle. 18.04.2010 S:18:45

Cuma Gece Turu,Cumartesi Kırkpınar Turu,Pazar Solaklar turu derken 3 gün boyu 152 km den fazla yol , onlarca fotoğraf, derken bu yazıyı atlamışım.Hem de edebiyata olan düşkünlüğüm olduğu halde atlamışım.:rolleyes:
Öyle yoğun geçti ki 4-5 günümüz zaman bulup okuyamadım bile çoğu yazıları.Şöyle bir fotoğraflara baktım geçtim.
Muhteşemsiniz.Şiir tadında ...Yol hikayenizi anlatışınız mükemmel..Kutluyorum, bir edebiyat tutkunu olarak sizi .Betimlemeler süper..Anlatım çok akıcı..;)

hamtunay
28-04-2010, 14:26
Teşekkür ederim, yeni yol ve gezi anlatımlarında buluşmak üzere. Sağlıcakla kalın.